4 Mayıs 2017 Perşembe

Kılıçdaroğlu İlkesel Ve Etik Olarak Koltuğu Bırakmalıdır

Kılıçdaroğlu İlkesel Ve Etik Olarak Koltuğu Bırakmalıdır
Politikada sonuç almak önemlidir.Seçimlerde başarı gösterip iktidar olursan, gerçek çapın ve değerin ne olursa olsun başarılısındır.Seçime dayalı demokrasinin bir cilvesidir bu, yapacak başka bir şey yoktur.

Şaibeli, eşit koşullarda ve demokratik bir ortamda yapılmamış olsa da, YSK'nın ilan ettiği sonuçlara göre, referandumdan evetçiler galip çıkmış ve anayasa halk oyundan geçmiştir.

Çok doğrudur, referandum yerel veya genel bir seçim değildir,hayır oylarının içinde CHP seçmeninin olduğu kadar,belirli oranlarda MHP,SAADET,HDP,AKP ve bağımsızların oyları da vardır.

Referandumda hayır oylarının galip çıkması için sadece CHP çalışmamış, MHP'li muhalifler,SAADET ve HDP de hayır için propaganda çalışmalarına katılmış,bununla da kalmamış, CHP lideri KILIÇDAROĞLU'na CHP'nin ağır topları BAYKAL ve İNCE gibi kişiler de, toplantı ve mitingler düzenleyerek katılmışlar,ayrıca Baro ve Barolar Birliği gibi meslek kuruluşlarının başkanları da hayır için çaba sarf etmişlerdir.

Ama, sonuç olarak hayır oyları az farkla geride kalarak, anayasa halk oylamasından geçmiştir.

Bu nedenle,CHP lideri KILIÇDAROĞLU'nu referandumda başarısız olduğu gerekçesiyle suçlayarak,CHP içinde savaş açma, partiyi karıştırma ve yıpratmaya yönelik çıkışlar,haklı olmadığı gibi, içinde bulunduğumuz bu ağır koşullarda ülkeye ihanettir.

Ülkenin umudu olan ana muhalefet partisi, bu zamansız ve yanlış çıkışlar ve parti içi muhalefet nedeniyle güç kazanmayacak,mevcut gücünden güç de kaybedecektir.

Devleti tüm kadrolarıyla ele geçiren, partili cumhurbaşkanı ve tek adam yoluyla bir parti devleti örgütlenmesi içine giren, yargıyı tamamen sindirerek kendi saflarına katan, laik eğitime son vererek,eğitimi islamlaştıran ve arka bahçesi haline getiren,kindar ve dindar yeni bir nesil yetiştirme idealinde oldukça mesafe kaydeden, devletin tüm imkanlarını,örtülü ve örtüsüz ödeneklerini seçim kazanma adına sonuna kadar kullanmaktan hiç çekinmeyen, ifade ve basın özgürlüğünü sınırlayan, ülkemizdeki yazılı ve görsel medyanın büyük çoğunluğunu yandaş ve tek sesli  hale getirerek, propaganda üstünlüğünü eline geçiren,Yüksek Seçim Kurulunu etkisiz kılan AKP iktidarını na karşı bir seçim galibiyetini elde edebilecek yeni bir lider asla düşünemiyoruz.

Bu nedenlerle, KILIÇDAROĞLU'na bayrak açanlara hak vermemekle ve onlara katılmamakla birlikte, ilkesel ve etik olarak, Sayın KILIÇDAROĞLU'nun; 2019 da  çok muhtemeldir ki, yeni bir seçim yenilgisi almadan, koltuğu istekli bir partiliye bırakmasında yarar görüyoruz.

Bundan önce de çok yazdık, Sayın KILIÇDAROĞLU da; koltuğa yapışıp kalma konusunda, diğer sağ parti liderlerinden farklı bir tutum sergilememiştir,oysa ki; şahsen biz, KILIÇDAROĞLU'nun seçim başarısızlıkları yaşaması halinde koltuğu kendi isteğiyle bırakacağına çok inanan bir kişiydik, lider olmadan önceki hal ve hareketlerinden,konuşmalarından bizde öyle bir izlenim bırakmıştı, Avrupa da olduğu gibi, bizim ülkemizde de seçim başarısızlıkları sonucunda kendi isteğiyle koltuğunu bir başka partiliye bırakma konusundaki demokratik ve etik davranışı Sayın KILIÇDAROĞLU' dan çok beklerdik ve ülkemizde ilk olacak olan bu davranış kendisine çok da yakışırdı ve bugün karşı karşıya kaldığı üzücü parti içi muhalefetin muhatabı da olmazdı.

Dememiz odur ki; Sayın KILIÇDAROĞLU, referandumda başarısız olduğu gerekçesiyle değil ama, eski seçim başarısızlıklarına bakarak, liderliğini daha fazla tartıştırmadan ve partisine zarar vermeden, ilkesel ve etik açısından seçimli olağanüstü kongreye giderek koltuğu bir başka partiliye bırakmalıdır.

 04/05/2017
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Güner Yiğitbaşı

0 yorum:

Yorum Gönder