11 Mayıs 2017 Perşembe

Adamların İşleri Güçleri Kuşaktan Aşağı Kumpas Kurmak

Adamların İşleri Güçleri Kuşaktan Aşağı Kumpas Kurmak
Cahil insanların sohbeti de, yazdıkları da dedikodudan öte gitmez; aydın insan ise, belge ve kanıt göstermeden sohbet etmez, konuşmaz, yazmaz.  Buradan konuyu Atatürk ve ailesine yapılan hakarete varan iftiralara getirmek istiyorum.
15 yıllık AKP-RTE iktidarının çeşitli kurumlara, muhalefete, muhaliflere karşı yaptığı kumpaslara paralel olarak, bu iktidarın sözde gazeteci ve yazarları başta Atatürk, İnönü gibi Kuvayi Milliye’nin kahramanlarına yalan, iftira dolu yazılar ve programlar yapmaktalar.
En baştaki Başbakan-sonra da Cumhurbaşkanı olan RTE nin, Kuvayyi  Milliye’nin iki kahramanına “iki ayyaş” demelerini anımsayarak Atatürk ve ailesine yapılan iftira ve hakaretleri düşününüz ve bu doğrultudaki olayları öyle analiz ediniz.
Siz, “dinci ve kinci nesil yaratacağız” sözü ile kime karşı kinci nesil yaratılacağını aklınıza getiriyor olmalısınız. Atatürk düşmanı olan Başdanışman Şükrü Karatepe’nin yıllar önce Kayseri Belediye Başkanı iken, “Müslümanlar kininizi” koruyun derken kimi kastettiğini herhalde anımsarsınız.
Daha nice zamanlarda Atatürk, İnönü, laiklik, 80 yıllık Cumhuriyet hakkında söylediklerini, “80 yıllık parantez” , “80 yıllık Cumhuriyet ayağımıza pranga” diyenleri birçoğumuz hatırlarız.
İşte böylece Atatürk düşmanlığı bataklığını yaratanlar, şimdilerde orada burada mısır patlağı gibi patlayan veya bataklık sinekleri gibi artmaya başlayan Atatürk düşmanları ve Atatürk ve ailesine hakaret edenler hakkında en küçük bir eleştirel laf etmiyorlar. Çünkü yukarıdaki sözleri ile bu hakaretlerin adeta teşvikçisi gibi değil midirler?  Bir cumhurbaşkanından, bir başbakandan, Cumhuriyetin kurucu kahramanlarına hakaret edenleri ayıplayan sözler söylemesini istemek, TC nin bir ferdi olarak hepimizin arzusudur.

YALANCI VE İFTİRACILARDAN TARİHÇİ Mİ OLUR
Bilindiği gibi, TV NET kanalında Mustafa Armağan'ın sunduğu "Derin Tarih" isimli programa, 6 Mayıs'ta Süleyman Yeşilyurt ve Yavuz Bahadıroğlu konuk olarak katılmış, Atatürk ve Afet İnan hakkında akla hayale sığmayacak,  son derece çirkin iddiaların ortaya atılmıştı. Programda, Atatürk'ün itibarsızlaştırılmaya çalışılarak,  "İnan'ın, manevi kızı değil, Atatürk'le gönül ilişkisi olan biriymiş gibi, sanki Atatürk ile Afet İnan arasında aşk ilişkisi olduğunu"  anlatmışlardı.
Atatürk hakkından ne olmuş, ne konuşmuşsa tüm belge, kanıt ve tanıklarıyla yayınlandı ve biliniyor. Böylesine Atatürk düşmanı rüzgârına doğru konuşan bu hayâsız, vefasız insanların bilgi, belgeye dayanmayan,  sadece dedikodu gibi anlatmaları akılla, ahlakla bağdaşmayacak bir şeydir. Bu tür söylem ve yayınlar Türklükle asla bağdaşmaz.
Bu hakaretler karşısında  Kemal Kılıçdaroğlu,  tepkisini şöyle dile getirdi:
“Düşmanlarının http://img3.mynet.com/1x1/grey.gifbile önünde saygı ile eğildiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bazı televizyon kanalarında yapılan haksız uygulamayı, çirkefliği içime sindiremiyorum. Nasıl bir anlayıştır ki, derin tarih diye başladıkları, derinliği kafalarının derinliğinden kaynaklanan, onursuz insanların çıkıp Atatürk’ü, Afet İnan’ı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesini karalamalarını içime sindiremiyorum. Bunu yapanlara asla ve asla insandır diyemeyeceğim. Bunlar insan değil. Hain sözü bile hafif bunlar için. Hain desem hain değil, insan bile değil. İnsan, onuru ve şerefiyle insandır. Onur ve şereften yoksun olanlara insan denemez. Oturmuş televizyon kanallarının başına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Afet İnan’ı, annesini kötülüyorlar. Allah’a havale etmenin dışında ne söylenebilir. Nasıl yaratıklar, nasıl insanlar bunlar. Allah’a havale etmenin dışında ne söylenebilir”.
Ülkenin ana muhalefet partisi liderinin böylesine tepkisini dile getirirken,  Atatürk’ün Laik TC nin Cumhurbaşkanının sessiz kalması gerçekten üzüntü verici.
Genel yayın yönetmenliğini Mustafa Armağan’ın yaptığı, Derin Tarih diye bir dergide belgesiz, şahitsiz, düpedüz yalanlarıyla, dedikodulara dayanan Atatürk'e ve devrimlerine iftira üstüne iftira dolu yazılar yazıyorlar, yandaş medyaya toplaşıp koro halinde saldırıyorlar. Hedefleri Atatürk’e, Cumhuriyete, laikliğe saldırı yapabilmek için ortam hazırlamak, onu ve eserlerini yerle bir etmek, itibarsızlaştırmaktır.

AMAÇLARI ATATÜTK VE ATATÜRKÇÜLÜĞÜ İTİBATSIZLAŞTIRMAK
Atatürk ve ailesine bu tür iftira, hakaret içeren yazılara karşı başta CHP olmak üzere, ülke genelinde pek çok ihbar ve şikâyetlere başladılar.
Bu utanç verici olayı, merhum Afet İnan’ın 75 yaşındaki kızı Arı İnan’a Gazeteci Yazar Soner Yalçın telefonla ulaştığında, onun öğrenmediğini ve çok kırıldığını öğrenince Soner Yalçın da üzülür. Arı İnan Soner Yalçın’a şöyle der:
“-Annemi niye karıştırıyorlar, benim annemin çok sade hayatı vardı. Onun tüm gayesi okumak araştırmaktı. Biz çok saygı gören bir aileyiz, bunu bize neden yapıyorlar”. Arı İnan konuşmasında, tahminlere dayalı değil, bilgiye dayanarak konuşması gerektiğini belirtir. Arı İnan şunları söyler:
“-Annem ciddi kadındı. Akademik ulvi amaçları vardı. Ama o dönem ben olsaydım, Atatürk’ün sevgilisi olmak için kesin çabalardım, ama annem öyle bir kadın değildi”.[1]
Böylece Atatürk ve Atatürkçülüğü kötülemek, itibarsızlaştırmak için,  devletimizin kurucu Kahramanları Başta Atatürk ve İnönü ailesini, annelerini, hatta onların kurduğu CHP yi günümüze kadar çirkin iftira, yalanlarla amaçları olan halkın nazarında düşürmek,  aşağılamak için böyle çakma tarihçileri maşa olarak kullanmaktalar.

MUHALİFLERİ İTİBARSIZLAŞTIRIP KENDİLERİ ÖN PLANA ÇIKMAK İSTERLER
Yazar hemşerim Mehmet Tıraş’ın dediği gibi  “Müslüman ülkelerde erkekler namus ve ahlak anlayışlarını kadınlar üzerinden tanımlarlar”.  İşte bizdeki Fetö’cüsünden, öteki siyasetçisine kadar kumpasçılar, kurgularını ya ailelerin namusuna yalan ve iftiralarla saldırırlar,  ya da kasetle kadınla (kuşaktan aşağı) tuzağa düşürürüler. Bu işlerde kadın alet edilip kullanıldığı için, bu kumpasçılara, bu iftiracılara kuşaktan aşağıcılar diyorum.
Akrabalardan bir büyüğümüz şöyle derdi: “Adamın kötüsü yükselmeyi beceremeyince, iyileri dedikodu, iftira ile kötüler,  kendini ön plana çıkmak ister”.
İşte AKP-RTE iktidarı da, baktı ki karşısında Deniz Baykal ön planda, ona ve MHP den bazı milletvekillerine, Cemaatçi polislerin tuzakları ile kuşaktan aşağı kasetli kumpas kurarak, itibarsızlaştırıp istifa ettirildiğinin bilgileri hepimizin hafızasında kayıtlı olduğunu yaşayarak biliyoruz.  Kasetler, böcekler daha nice şeytani planlarla muhalifleri susturup, kodese tıktırdıklarını Ergenekon vb davalarından biliyoruz.
Böylece kendileri ön plana çıkmaya çalıştılar. Satılmış, satın alınmış,  susturulmuş medya ile bu sinsi planlarını 1950 den beri yürütmekteler; böylece medyanın yüzde 80-90 nını ele geçirdikleri için, bu kumpas ve yalanlarına, iftiralarına devam etmekteler.
Şimdilerde de, özellikle Anayasa değişikliği referandum arifesinde yandaş kanallarda, gazetelerde yalama gazeteciler tarafından gece gündüz,  hem de koro halinde ya CHP ye, ya Ana Muhalefet Lideri Kemal Kılıçtaroğlu’na, Atatürk’e, İnönü ve ailelerine saldırıyorlar, iftira atıyorlar, yalan söylüyorlar, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. İtibarsızlaştırma iyice yaygınlaştırıldıktan sonra da, en sonunda Laik TC ne saldırmak, özledikleri, hedefledikleri Şeriatçı, dinci devleti kurmaktır muhtemelen.

BATILILAR NİYE KUŞAKTAN AŞAĞI İLE UĞRAŞMIYORLAR
Bir de Batılı ülkelerin liderlerine, siyasetçilerine bakın, hiç kimse kimsenin özel yaşamına, kuşaktan aşağı işine karışmıyor. Hemen her liderin, kendilerine göre şöyle veya böyle kuşaktan aşağı işi var, metresi var, gayri meşru çocuğu var,  ama kimse kimsenin özel yaşamına karışmıyor.  Son örnek yeni seçilen Fransa Cumhurbaşkanının kendisinden 25 yaş büyük öğretmeni ile evlenmesini hiç kimse tınmıyor. Zaman darlığından, erkek başbakanın erkekle evlenmesinden tutun da daha başka hepsinin kuşaktan aşağı özel yaşamlarından örnekleri veremiyoruz. Onlar bunlarla uğraşmıyor bilimle, çağdaşlaşma ile uğraşıyorlar; bizimkiler de, muhalifi aylarca takip edip ne zaman kuşaktan aşağı bir işi var, hemen kasetleyip, böcekleyip,  derdest edip borazan yandaş medya ile ortalığa yayıyor, buna da siyaset diyorlar.  Yani özel yaşamın özelliğine saygı duymuyorlar.
80-85 yıl önce yaşamış, milyonların gönlüne taht kurmuş, dünyanın takdirini kazanmış devletimizin kurucusu Atatürk’ün, rahmete kavuşmuş insanların bunca zaman sonra özel yaşamlarını dile dolamak, onları itibarsızlaştırmaya çalışmak kadar ahlaksızlık olamaz.
15-20 yıldır,  bütün parti liderlerin, hele iktidar ve ana muhalefet partisi liderinin bir kanalda baş başa, yan yana gelip uygarca tartıştıklarını gördünüz mü? Ama Batı’lı liderler halkın huzurunda uygarca tartışıyorlar. Ya bizimkiler, başta iktidar partisi olmak üzere muhaliflere en şeytani kumpaslar, yalanlar, iftiralar peşindeler, bunu da baskın hale getirdikleri yandaş medya yoluyla yapmaktalar.
Yüreğimiz yanarak yazdığımız bu yazımızı daha fazla uzatmadan, bakınız,  aynı sitede yazılar yazdığımız yazar arkadaşımız Sayın Ali Eralp  “Siz, Pis Soytarılar, Atatürk’ün Tırnağı Bile Olamazsınız” başlıklı yazısında, bir feryat bir destan gibi satırlarında neler yazıyor:
………………
“Hangi dağın çakalısınız?
Tecavüzler, tacizler sizin zamanınızda tam yüzde 700 arttı… Sizin zamanınızda Ensar’lılar oğlan çocuklarına tecavüz etti… Sizin zamanınıza imamlar, kız kardeşlerini hamile bıraktılar… Sizin zamanınızda köşe yazarlarınız Viagra’dan öldü. Hem de sadece erkeklerin kaldığı Arabistan otellerinde… Sizin zamanınızda “6-7 yaşındaki çocuklar babaları, dedeleri yerindeki heriflerle evlenebilir” diye fetvalar verdiler… Sizin zamanınızda kadınlar kocalarına, üçüncü, dördüncü eş aradılar…
O zaman neden sesiniz hiç çıkmadı? O zaman neden hiç namus bekçiliğine soyunmadınız?
Atatürk’e neden bu kadar kin ve düşmanlık besliyorsunuz… Neden ona iftiralar atıp, durmadan küfürler yağdırıyorsunuz?
Ananızı, bacınızı, kızınızı, kısrağınızı düşman postallarının altından kurtardığı için mi? Ananıza, bacınıza, kızınıza, kısrağınıza işgalcilerin tecavüz etmesini önlediği için mi?[2]
………………………….
Sonradan ek: Yazımı bitirip göndermek için e-postamı açtığımda, konuya ilişkin şu mesajı aldım.
Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com

SONNOTLAR:

[1] Vicdan Zorbalığı Soner Yalçın Sözcü 10.5.2017

[2] http://dunya48.com/ali-eralp-2/29996-ali-eralp-siz-pis-soytarilar-ataturkun-tirnagi-bile-olamazsiniz

mehmet ayhan10:35 (10 saat önce)
Gönderen: Moncom>
Gönderildi: 10 Mayıs 2017 Çarşamba 23:41
Konu: 
 Facebook'tan yakından tanıdığım birinden bir alıntı:
'Kesin Bilgi yayabilirsiniz:
Çok sevdiğim bir büyüğüm söyledi;
Atatürk' e son birkaç gündür söven üç tane orrospu çocuklarının birisine babası diğerine dayısı öbürüne de üvey babası erken yaşlarında tecavüz etmiş... ve ne tesadüf ki bu analarını satanlar aynı kuran kursundan mezun olup orada da defalarca tecavüze uğramışlar...'
Not: Demek ki, adamların psikolojik sorunları var.

Cevat Kulaksız

0 yorum:

Yorum Gönder