25 Nisan 2017 Salı

İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım - Tünay Süer

İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım - Tünay Süer
Türkiye için halen hukuk devleti denilebilinir mi?
Hukuk kurumları  “Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, HSYK “yürütmenin emrinde olursa demokrasiden söz edilebilinir mi?
Ordumuz bugün özgür müdür?
Hayır…
TSK’nin başkomutanına bir bakalım;
15 Temmuz gecesi darbeci subaylar tarafından esir alınmış ama istifa etmemiş.
Ordusu iktidarın ordusu haline getirilmiş, askeri okullar kapatılmış, binlerce er, subay ve general tutuklanmış  (Kurunun yanında yaş ta yanmış)aslı astarı varmıdır araştırmaya gerek duymamış.
Yine binlerce okulları kapatılmış mezuniyet döneminde olan Harbiyeli gençler sokağa atılmış,
18 adamız Yunanistan tarafından işgal edilmiş sesi soluğu çıkmamış.
Böyle genelkurmay başkanı olabilir mi?
Hiç değilse onuru ile neden istifa etmez?
                                                                        ***            
Erbakan’ın “kanlımı yapılacak, kansız mı yapılacak” sözleri geldi aklıma.
Kansız sayılamayacak bir devrimin kapısı FETÖ örgütünün darbe girişimi (!)  ile açıldı.
248 vatandaşımızın 15 Temmuz gecesi şehit edilmesi ve sonrası sivil bir darbe yedik.
Darbe girişimini “Allahın lütfü ”olarak telaffuz eden Erdoğan önce OHAL ilanı ile ardından 16 Nisan Halk Oylaması’nı kendi lehine çevirterek darbesini resmileştirmiştir.
YSK’nın başına AKP yandaşı birisini başkan yaparak ve diğerlerini atayarak yıllardır seçimleri kazanan ve tek adam olarak Türkiye’yi yöneten Erdoğan’ın yapacağı tek şey kalmıştır artık.
 O da, Anayasa’nın 4.maddesini yürürlükten kaldırmaktır.
                                                                          ***
Hatırlarsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanlarından! Mehmet UçumTwitter’da “Sessiz değil Halkımız gümbür gümbür bir Devrim yapıyor farkında mısınız? Halk kendi Devletini kurmak için adım atıyor, 16 Nisan Kutlu Olsun” diye yazmıştı.
Hangi halktan bahsettiğini anlayamamıştık çünkü Erdoğan tüm konuşmalarında tek millet der ama milletin adını sır gibi saklarcasına telaffuz etmez.
Biz Türk Milleti olduğumuza göre kurulacak devlet acaba Ermeni, Rum veya Yahudi devletimidir?
Öyleyse bu devleti nerede kuracaklar sorusu gelmişti akıllara.
Düşünebiliyormusunuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sanki ortamalı olmuş, kapanın elinde kalacakmış gibi yazmış Mehmet Uçum denen adam…
Bu cesareti nereden almış ve bu ne cüret?
Yasalara göre suç olan bu sözlerinin hesabı bugün sorulamasa da, yargının özgür olacağı bir gün mutlaka kendisinden sorulacaktır.
Bu başdanışmanın kendi devletini kurmak sözleri bana ister istemez Takunyalı Führer kitabında Erdoğan hakkındaki iddiaları hatırlattı.
Kitaplığımdan çıkartıp o sayfayı buldum.(Sayfa 28)
Kitaba göre Tayyip anne tarafından Batum  göçmeni bir Gürcü Yahudisiydi. Baba tarafından Cumhuriyet öncesi Potamya   olarak bilinen Güneysu ilçesine bağlı Dumankaya ya da Rumca ismiyle
 Pilihoz köyünden eşkıya Bakatalı Teyup'un torunuydu.Yani Rum'dur !!! Deniyor.
Bu görüşler çeşitli yazarlar ve şahıslar tarafından defalarca dile getirilmesine rağmen Erdoğan sadece bir kez bir televizyon kanalında bunların yalan olduğunu ve Türk olduğunu söylemişti.
Onun kökenleri en çok merak edilen, araştırılan ve yorumlanan kişiler arasındadır
Peki, o zaman neden bu konuda doğru dürüst bir açıklama yapmıyor ve bu sözleri çürütmüyor diye merak ediyorum.
Hiç kimse hangi ırktan, hangi anadan babadan doğacağını tayin edemez.
Önemli olan insan olarak doğmaktır.
Cumhuriyeti yok etmek için böylesine istekli olması, TC leri ortadan kaldırması, ders kitaplarından Atatürk Devrimlerini ve İstiklal Savaşımızı kaldırması, Andımızı yasaklaması en önemlisi ülkeyi çağın gerisine taşımak istemesi işte bu sebepten kafalarda istifam yaratmaktadır.
AYM Başkanı Zühtü Arslan'ı bugün sonuna kadar dinledim. Büyük bir yüreklikle referandumun şaibeli olduğunu söyledi.
Kendisini kutlarım.
Geçirdiğimiz referandum için şaibeli demek az kalır aslında.
Çünkü referanduma hile karışmış ve vatandaşların oyları YSK tarafından gasp edilmiştir.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi “Türkiye’de Demokratik Kurumların İşleyişi” konulu oturumda, Türkiye'nin 2004'te çıktığı denetim sürecine yeniden alınmasıyla ilgili tasarı oylandı. AKPM, Türkiye'yi siyasi denetim altına alma kararı verdi. AKPM, 45'e karşı 113 oyla Türkiye'yi siyasi denetime aldı.
Türk’e Türkten başka dost yoktur bunu ne zaman anlayacağız acaba?
AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise katıldığı CNN Türk yayınında yaptığı konuşmada Hukuk devleti olma konusunda eksiklikler olabilir, ama bu hasmane bir tavır dedi.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin kararı hasmane olabilir  tabiî ki ama Hukuk devletiydik hukuku yok ettik.
O zaman iğneyi kendimize, çuvaldızı  başkasına batıralım.

Tünay Süer
25 Nisan 2017


http://odatv.com/erdoganin-kokeni-nerelere-dayaniyor-0808141200.html

https://www.facebook.com/ergun.poyraz.98/posts/480199332126081

0 yorum:

Yorum Gönder