8 Nisan 2017 Cumartesi

Biraz İnsaf - Güner Yiğitbaşı

Biraz İnsaf - Güner Yiğitbaşı
Biraz insaf beyler.

Devletin tüm imkanlarını kullanarak yaptığınız anayasaya evet mitinglerinde,hep birlikte CHP Genel Başkanı KILIÇDAROĞLU'na çullanmaktan ve yerli yersiz onu eleştiri yağmuruna tutmaktan hiç utanmıyor musunuz?

16.Nisan günü, KILIÇDAROĞLU'nun CHP'nin başında kalıp kalmayacağı mı, yoksa ne idüğü belirsiz, bu ülkeye dikta getirecek olan anayasa değişiklik paketi mi oylanacak?

Anayasa değişiklik paketinin savunulacak bir yanı olmadığının farkındasınız, bu nedenle konuyu saptırarak, KILIÇDAROĞLU'nun CHP liderliğini tartışmaya açıyorsunuz, KILIÇDAROĞLUN'dan beslenmeye çalışıyorsunuz. Bu taktikler artık ayağa düştü beyler, millet sizin bu beydude ve olayı çarpıtan çırpınışlarınızı gördükçe, hayır oyları gün geçtikçe artıyor.

KILIÇDAROĞLU'nun, kontrollü darbe tezi, sizi oldukça kızdırmış ve sıkıntıya sokmuşa benziyor.

Darbeyi Araştırma Komisyonunun çalışmalarını bu millet gördü.Komisyonun başına seçtiğiniz kişi, yıllarca Fetullah GÜLEN'i savunan kişi, bu komisyona üye ve başkan yapacak başka birini bulamadınız mı?

İş bununla da bitmiyor, siz darbeyi araştırma komisyonu mu kurdunuz, yoksa darbeyi araştırmama komisyonu mu?

Madem darbeyi araştıracaksınız, komisyonun CHP'li üyelerinin tüm ısrarlarına rağmen, darbenin aydınlanmasında ifadeleri çok önemli olan Genelkurmay Başkanı ile MİT Müsteşarının bu komisyona ifade vermelerini niçin engellediniz?

Mütedeyyin vatandaşlar, ana kuzusu, ana şefkatine muhtaç küçük çocukları olan, bugüne kadar ellerine ekmek bıçağından başka silah almamış genç anneler;Bank Asyada hesap açtırdıkları, çocuklarını Cemaat yanlısı oldukları iddia edilen okullarda okuttukları gerekçesiyle, hiç bilmedikleri FETÖ Silahlı Terör Örgütüne üye oldukları iddiasıyla zindanlara atılırken, iddianamaleri yazılmadığı, yazılsa da,iş yoğunluğundan duruşma tarihleri dört ay sonrasına verildiği için, uzun süre hakim önüne çıkarılmadıkları halde, örgütün siyasi ayağının yok sayılarak gizlenmeye çalışılması, tam bir adli skandal ve adalette çifte standart bir uygulamadır.

FETÖ soruşturması yapan savcılar, BYLOCK denilen haberleşme programını cep telefonlarına indiren kişileri, kayıtsız şartsız FETÖ örgütünün üyesi saymakta ve bir benzetme de yaparak, kişinin nüfus cüzdanı ne ise, BYLOCK uygulaması da odur.BYLOCK, FETÖ örgütü mensuplarının nifus cüzdanıdır diyerek, BYLOCK dan içeri attıkları kişileri, daha yargılanmadan FETÖ üyesi olarak yaftalamalarına rağmen, BYLOCK uygulamasını kullanan milletvekilleri hakkında hiçbir işlem yapılmaması, bu milletvekillerine göz yumulması, kamu vicdanını ağır şekilde sızlatan bir aymazlıktır.

İşte ülkemiz, propagandaları eşit  şartlarda yapılmayan, aynı özellikleri taşıyan ve birbirinin tıpa tıp benzeri, yan yana duran evet çadırlarına dokunulmadığı halde, hayır çadırlarının, mevzuata aykırı oldukları gerekçesiyle belediye zabıtaları tarafından yıkıldığı, savcıların örgütün kimlik kartı olarak kabul ettikleri BYLOCK uygulamasını kullandıkları saptanan siyasilerin suçsuz sayıldıkları ve üzerlerine gidilmediği,BYLOCK'u olmadığı halde Bankasya da hesabı, cemaat yanlısı olduğu iddia edilen okullarda çocuğu olan anne ve babaların, FETÖ Örgütünün üyesi olmakla suçlanarak zindana atıldığı, at izinin it izine karıştığı bir ortamda referanduma  gitmekte ve bu koşullarda yapılacak olan  bir referandumdan çıkacak evet ile ülkeye demokrasinin geleceği, ülkenin tüm sorunlarının çözüleceği yalanı pompalanmaktadır.

Lütfen,biraz insaf.

8.4.2017
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

0 yorum:

Yorum Gönder