18 Nisan 2017 Salı

Bir Referandum Yapmayı Dahi Beceremedik - Güner Yiğitbaşı

Bir Referandum Yapmayı Dahi Beceremedik - Güner Yiğitbaşı
Oldu, olacak derken,tartışmalı bir referandumu daha geride bıraktık.
Biz, her seçimden sonra, seçimin bir yorumunu yapan makale kaleme alır ve seçim sonçlarını değerlendiririz.
Ancak, 16.Nisan.2017 günü yapılan referandum öncesinde, eşit koşular içinde geçmeyen referandum propaganda çalışmalarına bakarak, sandıktan evet de çıksa, hayır de çıksa, bu referandumun meşru bir referandum olmayacağını dile getirmiştik.
Gerçekten, tüm devlet imkanları, hayırcıların da vergileriyle oluşan devletin örtülü ve örtüsüz tüm ödenek ve paraları,araçları,devletin valileri, kaymakamları,din adamları,camileri,okulları kullanılarak, evet lehine tek yanlı olarak yapılan propagandalara ve hayır oyu kullanacak olanları terörist ilan ederek, eşit ve adil olmayan koşullar altında yapılan  bir referandumdan çıkan sonucun neyini yorumlayacaksınız?
Üstüne üstlük, isminde yüksek nitelemesi bulunan tek yargı kuruluşu haline gelen Yüksek Seçim Kurulu'nun; 298 sayılı kanunun, hiçbir yoruma açık olmayan açık hükümlerine aykırı olarak aldığı, sandık kurulunun mührünü ihtiva etmeyen oy pusulalarını ve zarflarını geçerli kabul eden kararıyla iyice meşruiyetini kaybeden referandumun, neyini yorumlayıp değerlendireceksiniz?
Yüksek Seçim Kuulu aldığı bu kararla referanduma gölge düşürmüş ve kendisini de tartışılır hale getirmiştir.
Muhürsüz zarf ve oy pusulalarının geçersiz olduğu, parlamentonun çıkardığı ve herkesi bağlayan bir yasa maddesiyle ilke ve kural haline getirilmiştir.Bu seçim kuralı ile bugün yapılan ve ileride de yapılacak olan seçimlerde,başkan ve üyeleri zaman içinde değişecek olan Yüksek Seçim Kurulları arasında bir uygulama birliğini ve seçim istikrarını sağlamak, seçimlere şu veya bu şekilde hile karıştırmanın önüne geçilmek amaçlanmıştır.
Bugün görev başında olan Yüksek Seçim Kurulu, yasanın açık hükmünü yok sayarak,yasanın açık hükmüne aykırı bir şekilde aldığı bir kararla mühürsüz oy pusulalarını ve zarflarını geçerli kılarken, ileride yapılacak olan bir seçimde görev başında olacak olan  üyeleri değişmiş olan başka bir Yüksek Seçim Kurulunun ise, aynı konuda aksine bir karar vermesi halinde, seçim kurallarının istikrarından ve seçim disiplininden nasıl bahsedebileceğiz?
Yüksek Seçim Kurulunun: yasanın açık hükmüne aykırı olarak verdiği kararında yer verdiği, “ seçmene yüklenebilecek bir kusur olmamasına rağmen, sandık kurullarının hatasından kaynaklanan bu durumda, Anayasal hakkını kendisinden beklenen yükümlülüklere uygun olarak kullanan seçmenin oyunun geçerli sayılmamasının, yönetime katılma ve seçme hakkının özünü ortadan kaldıracak bir sonuç yaratacağı açıktır” şeklindeki gerekçesine katılmak,asla mümkün değildir.Bu gerekçe haklı bir gerekçe olamaz.
Zira,seçmenler tarafından  kanunları bilmemenin mazeret sayılmayacağı gibi,  zarf ve oy pusulalarının mühürlü olması gerektiği, referandum öncesinde seçmenlere açıklanmış ve mühürsüz zarf ve oy pusulası kullanılarak yapılacak olan oy verme işleminin geçersiz sayılacağı konusunda, seçmen açıkça  uyarılmıştır.
Bu itibarla,Yüksek Seçim Kurulunun;bazı seçmenler tarafından kullanılan oy pusulası ve zarflarının mühürsüz olmalarının,sandık kurullarının hatasından kaynaklandığı,seçmenin anayasal hakkını kendi yükümlülüklerine uyarak yerine getirdiğine, bu konuda seçmene yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığına ilişkin  kabul ve değerlendirmesine katılmak, asla mümkün değildir.
Burada asıl hata ve kusur seçmene aittir, seçmen, daha önce yapılan uyarılara uyarak, kendisine verilen zarf ve oy pusulasının mühürlü olup olmadığına bakmak ve sandık kurulunu uyarmak zorundadır, seçmen kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiştir,seçmen de bu durumdan sandık kurulu görevlileri kadar, birinci derecede sorumludur, bu sorumluluğunu yerine getirmeyen ve bu nedenle oyu geçersiz sayılan seçmenin,yönetime katılma ve seçme hakkının ihlalinden asla bahsedilemez.Seçmen, bu hatasının ve dikkatsizliğinin cezasını çekmelidir.
Tüm uyarılara rağmen, üzerine düşen kontrol görevini yerine getirme, gerekli dikkat,özen ve duyarlılığı gösterebilme kabiliyetinden yoksun olan ve bu nedenle mühürsüz zarf ve oy pusulasıyla seçime katılan seçmenlerin, referanduma şaibe katan mühürsüz oylarının, yasaya aykırı olarak geçerli sayılması, demokrasimize ve ülkemize hiçbir yarar sağlamayacaktır.

18/04/2017
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

0 yorum:

Yorum Gönder