6 Mart 2017 Pazartesi

Vay be! Daha neler duyacağız? - Tünay Süer

Vay be! Daha neler duyacağız? - Tünay Süer
Erdoğan, Adalet ve Ekonomi bakanının konuşmalarına Almanya izin vermeyince bakın ne demiş?
"Ey Almanya! Sizin demokrasiyle yakından uzaktan alakanız yok. Sizin şuandaki uygulamalarınız, geçmişteki Nazi uygulamalarından farkı değil"…
Evet, Almanya hiç şüphesiz Türkiye’ye terbiyesizlik yaptı ama Erdoğan’ın 2013 de söylediği sözler aklıma gelince güldüm.
“Demokrasi amaç mı olacak, araç mı olacak? İşte burası tartışmaya açılmalıdır.
Bize göre demokrasi hiçbir zaman amaç olamaz. Bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz…”
Demokrasiyi böyle yorumlayan Erdoğan acaba şimdi inişe mi geçmek istiyor?
                                                                    ***
Hitler 6 milyon Yahudi olmak üzere 17 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan dünyanın en acımasız diktatörlerindendi. 1934-1945
Aradan geçen 74 yılda dünyada çok şey değişti.
Teknoloji, bilim, ilim ilerledi.
Hitler bugün yaşasaydı aynı şeyleri yapabilirmiydi?
Hiç sanmıyorum…
                                                                     ***
Hitler partisinin iktidara gelmesi için bizim başbakanın tabiriyle her türlü abidik gubidik yapmış.
Almanya başbakanı ve 1934 ten intiharına kadar Almanya devlet başkanı olarak iş başında kalmış.
Devlet başkanı olduğu dönemde başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı makamlarını birleştirmiş!
Hemen ardından da diğer partileri yasaklamış.
Nazi olmayan tüm organizasyonları, ticari birlikleri dağıtmış, ayrı Alman eyaletleri özerk güçlerin elinden alarak Nazi yetkililerini o eyaletlerin başına vali olarak atamış.
Führer namlı Hitler her zaman saldırgan dış politika yapmış.
Rusya ve batı Avrupa ülkeleri ile dalaşmış.
Yahudilere soykırım yaparak fırınlarda yakan, yağlarından sabun üreten bu cani ruhlu adam sonunda layığını bulmuş.
Onun yaptıklarını yazmaya kalksak ortaya bir roman çıkar.
İşte böyle kötü bir geçmişi olan Almanya geçmişini unutarak Laik Türkiye Cumhuriyetinin bakanlarına kendi vatandaşları ile konuşmalarına izin vermemiş.
Sonra bize demokrasi dersi vermeye kalkmış bu haçlılar.
Yıllardır Avrupa birliğine de almamışlar.
Sizi gidi haçlılar sizi…
                                                                        ***
Onlar demokratik hakkımızı yasaklıyorlar.
Bizimkide hele bir izin vermesinler dünyayı ayaklandırırım diyor.
Sanki dünyanın da umurundaymış gibi…
İzin deyince aklıma geldi.
Kendi ülkemizde muhaliflerin önleri kesilirken, halka konuşmaları engellenirken, bir kısım AKP liler silahlanırlarken, hayır diyenlere çeşitli tehditler savrulurken, bizim demokrasiden söz etmeye hakkımız var mı diye gülmem geliyor.
Hayır demek neden yasak anlamak mümkün değil.
Geçen yazımda da yazmıştım mademki bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diktatörlük olmayacak, hatta ülke kalkınacak, terör bitecek vs vs…
Neden o zaman muhalefetlere yasak getiriliyor?
Erdoğan, bir toplantıda sözü 16 Nisan Referandumuna getirerek, "Şimdi bu terörist başları ne diyor? '16 Nisan'da oyumuz Hayır' diyor.
 Eğer 16 Nisan'da 'Hayır' oyu vermek suretiyle Kandil'le beraber o değirmene su taşıyacaksak ülkemizin halinin ne olacağını düşünün.
(Bence hiçbir şey de olmayacak)
Haa, 'Evet' dersek ne olacakmış?
18 yaşındaki gençlerimizi parlamentoya taşımak suretiyle ülkenin kaderinde söz sahibi yapacaklarmış.
Yahu daha lise talebesi buluğa yeni ermiş tıfıl çocuktan milletvekili olurmuymuş?
Vallahi hayret!
Bu bir seçim yatırımıdır.
Evet, almak için şaşırmaktır.
                                                                      ***
Erdoğan diyor ki;
 “ haklıyım.”
Vay bomba yağdıranların Allah belalarını versin.
Verdi de zaten ya…
Hayır demek cumhuriyetten, Atatürk devrimlerinden vaz geçmemeyi, özgür birey olmayı istemektir.
Bana ne PKK dan FETÖ den.
Ben neden bombalar yağdırmışım.
Haydi oradan ya…
15 Temmuzda nasıl devletimizin yanında olduysak Almanyanın yaptığı onur kırıcı, itibarımızı sarsan harekette de devletimizin yanındayız.
Bizler Türk Milletiyiz.
Birlik olduğumuz zaman her gücü kırarız.
Almanya da, dünya da bunu biliyordur.
Boşuna bağırıp çağırmaya gerek yok…
Tünay Süer
6 Mart 2017


0 yorum:

Yorum Gönder