4 Mart 2017 Cumartesi

Tünay Süer: Tencere dibin kara…

Tünay Süer: Tencere dibin kara…
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin,  Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Almanya’da vatandaşlara konuşturulmamasına tepki göstererek ”Almanya’nın bir ülkenin bakanının kendi yurttaşlarına konuşmasını engellemesi hiçbir demokratik teamüle uygun değildir”.Almanya’nın bu tutumunu
Şiddetle kınıyorum” demiş.
Çok doğru tabiî ki…
Gürsel Tekin’in dediği gibi yurttaşlarıyla siyasetçilerin buluşması en meşru haktır…
Demokrasiden yana olan her kişi böyle düşünür.
Ve hukuk devletlerinde böyle yapılması gerekir.
 Adalet Bakanı Bozdağ’da “hukuk devletine yakışır bir şey, hiç değil”.
“Teröristlerin kendilerini ifade etme hakkı var. Ama demokratik bir ülkenin bakanının bir toplantıda görüşlerini açıklamasına izin verilmiyor.”diyor.
Almanya’nın bu tutumunu haliyle bende şiddetle kınamaktayım.
Bununla birlikte ülkemizde bir referandum var, hem de çok önemli.
Halktan gizlenerek hazırlanan Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi denilen ucube yasa için halk oy kullanacak.
Ha, evinin tapusunu, ha da özgürlüğünü bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak emirlere teslim edecek…
Türkiye vatan gibi değil bir şirket gibi yönetilecek.
Vatandaşın gerçekleri bilmesi gerek.
İster evet der isterse hayır
Bu telaş nedendir?
TBMM’de yasa taslakları oylanırken konuşmaları AKP yayınlatmadı yani bir şekilde halkın anlamasını istemedi.
Muhalefetin sesi  duyurulmadı.
Neden acaba?
Bunu halkımızın bir bölümü düşünüyor mu?
                                                                    ***
Atatürk isteseydi padişah olabilirdi.
Diktatör de olabilirdi.
Ama o halkın kendi kendisini yönetecek, Laik, Demokratik, Sosyal, Üniter,  Cumhuriyet rejimini istedi.
Türk Halkının Padişah veya diktatörün kulları olmasını asla istemedi.
Kadınlara, erkeklerle eşitliği getirdi.
Şimdi bu ucube yasa ile tek adamın emrine amade edilmek isteniyoruz.
Bunun için “hayır” diyoruz.
Çocuklarımızın gelecekleri için “hayır” diyoruz.
Hayır dediğimiz için teröristle bir tutuyorlar bizleri.
Bu ne ayıp bir benzetme veya ithamdır.
Terörden çok çeken bizleriz.
Teröristle mücadele eden bizlerin gencecik çocuklarıdır.
Bu sebepten onlarca polisimiz, askerimiz can vermediler mi?
Halen Irak topraklarında, Güneydoğuda savaşan bizim çocuklarımız değil mi?
Bizler anayız, bizler babayız ama asla terörist değiliz.
Bize bunu devlet büyükleri denenler hangi hakla yakıştırabiliyorlar.
Hiç utanmaları kalmamış mı bunların?
                                                         ***
İşin iç yüzünü halka açıklamak isteyen muhalefet partilerini ve sivil toplum örgütlerini konuşturmamak için AKP elinden geleni yapıyor.
Burada adalet bakanına soruyorum hukuk devletine yakışıyor mu?
İçerde bunu haykırsak ta dışa karşı aslanlar gibi savunuruz ülkemizi.
İşte adalet bakanına yapılan terbiyesizliği hepimize yapılmış farz ederek kınıyor ve lanetliyoruz.
Bizim iç işlerimize hiçbir ülke karışamaz.
Haaaaa! Bu böyle iken adalet bakanına diyorum ki iğneyi kendine, sonra çuvaldızı başkasına batır.
Veya tencere dibin kara, senin ki benden kara misali…
                                                              ***
AKP halktan ne gizliyor?
Yukarıda da dediğim gibi AKP, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi nedir, ne değildir halkın öğrenmesini istemiyor.
Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere getirdiği özgürlük ve bağımsızlık yok olacak.
Ana Muhalefet CHP halkla buluşup gerçekleri anlatmak istiyor ve ne yazık ki diğer muhalefet eden parti mensupları gibi engelleniyor.
CHP İstanbul Eminönü Meydanında  “Hayır” Propagandası için izin almasına rağmen AKP’li Büyükşehir Belediyesi, Parti Otobüsünün önünü balya balya kaldırım taşları ile kapatıyor.
CHP li yetkililerin taşları kaldırmamaları için zabıtaları görevlendiriyor.
Bu ne rezalettir?
Salonlar verilmiyor, ışıklar kesiliyor, açıkçası muhaliflerin seslerini duyurmamak için her şey yapılıyor.
AKP’nin demokrasiden anladığı bu demek ki,
Şimdi daha da ileri giderek Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 16 Nisanda yapılacak anayasa değişikliği referandumunda siyasi partiler dışında kimlerin propaganda yapabileceğine valilik ve kaymakamların izin vereceğine hükmetmiş!
Yani sivil kuruluşlara zorluk çıkarıyorlar.
Aklımın almadığı şey ki sanırım birçok kişide benim gibi düşünüyordur.
Mademki bu anayasa değişikliği güzel bir şey olacak o zaman neden halkın duymasını engelliyorlar.
Bıraksınlar muhalefette rahatça konuşsun.
Engellemek korkudan ileri gelir.
Mademki Türkiye Ortaçağa değil de daha ileri gidecek, o zaman neden korkuyorlar?
Yasakları koyanların sandıklarının aksine, yasaklar merak uyandırır.
Ve her yasak kendi isyancısını doğurur derler.
Benden söylemesi…

Tünay Süer
 4 Mart 2017

0 yorum:

Yorum Gönder