25 Mart 2017 Cumartesi

Saddam da Böyle İmalı Tehdit Etmişti - Cevat Kulaksız

Zaten Bütün Diktatörler de Tehditli Konuşuyorlardı.

Saddam da Böyle İmalı Tehdit Etmişti - Cevat Kulaksız
2001 de ABD deki İkiz kulelere saldırıdan önce, Irak Lideri Saddam Hüseyin’in,  basına yaptığı bir açıklamada, “bizim Amerika’ya gidip çıkarma yapmaya gücümüz yok, ancak fert olarak Amerika’ya gidip varlığımızı gösterebiliriz” şeklinde buna benzer açıklaması olmuştu.  Saddam da oraya buraya lüks saraylar yapmıştı.
Bu imalı tehditten kısa bir süre sonra,  11 Eylül 2001 tarihinde El Kaide militanlarınca  Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iki farklı hedefe, kaçırılan uçaklarla intihar saldırısı düzenlenmişti. Saldırılar sonucunda 19 hava korsanı dahil 2.996 kişi hayatını kaybederken, 10 milyar $'ın üstünde maddi hasar meydana gelmişti.  Bu dehşet verici saldırı ABD de çok büyük şok yaratmıştı.
Saddam Hüseyin’in işte bu örtülü tehdidinden sonra,  ABD deki ikiz kuleler saldırısı olmuş,  ayrıca  “Saddam’ın kimyasal silahları var”  yalanı da buna eklenince ABD Irak’a müdahale kararı almış,  Irak’a Birinci ve İkinci Körfez Savaşı yapılarak Irak işgal edilmişti.

DEVLET ADAMI TEHDİTLE, SİNİRLİ KONUŞMAZ.
Görüldüğü gibi,  Saddam Hüseyin’in “ferdi olarak Amerika’ya bir şeyler yaparız”  iması, hemen bundan sonra ABD leri dehşete düşüren İkiz Kulelere terör saldırısı olması,  Saddam Hüseyin’in terör destekçisi olduğu kanısına varılmış, ABD Irak’a saldırmıştı.
Komşu diktatörün bu tehditli imasından sonra,  Batılıların  “diktatör” demeye başladıkları R.T. Erdoğan’ın tehditli sözlerine gelelim.
Gerçekten de, tarihte ne kadar diktatör gelip geçmişse onların, hele yakın tarihteki bildiğimiz diktatörlerin konuşmalarına bir bakın başka devletler ve liderler hakkında hep tehditle konuşmuşlardır. En katmerlisi de Kuzey Kore lideri Kim Jong’dur.
Çağdaş dünyada,  demokratik bir devlet adamı temkinli davranır,  sinirli, fevri, tehditli konuşamaz.  Ne yazık ki bizim Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan,  muhataplarına saldırırcasına cevap ve tepkiler vermektedir. Örneğin, yüreği yanan, “anamız ağladı sayın başbakanım” diye dert yanmaya çalışan çiftçimize “ananı da al git”  diye azarlaması; konuşmasında adalet ve hukuktan bahseden TBB Başkanı Feyzioğlu’na  “ edepsizlik etme” demesi,  “hayır” cı konuşmaları karşısında  “ benim karşıma nasıl geleceksin” demesi vb daha pek çok olumsuz örnek verebiliriz. R.T. Erdoğan’ın TV konuşmalarını izleyin,  herkesi kucaklayan bir üsluptan ziyade çoğunlukla kavga eder gibi konuşuyor.
Devlet adamı, dost kazanmaya,  ortamı germekten ziyade ortamı yumuşatmaya gayret etmeli ve ona göre temkinli konuşmalıdır.
Bizim komşularımızdan başlayın, bazı başka devletlerle kavgalıyız,  İsrail, Rusya gibi ülkelerle bir bozuşuyoruz, bir barışıyoruz. Kusura bakmayın böyle dengesiz ülkeye ne yatırım gelir, ne turist, ne yabancı sermaye gelir. Bu dengesiz politikalar, dünyaya açılmamızı engeller, ülkemizin fakirleşmesine neden olur.
Bizimki kavga eder gibi konuşuyor,  bu olumsuz tavrı nedeni ile muhalefet liderleriyle,  Batılı ülkelerde olduğu gibi,  bir TV ekranında uygarca tartışmaktan kaçınıyor.
Bu girişten sonra R.T. Erdoğan’ın şu sözlerine bir bakın:
Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine konuşan Erdoğan,  “siz böyle davranmaya devam ederseniz, yarın dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Avrupalı, Batılı, güvenle, huzurla sokağa adım atamaz”.

Terörden en çok zarar görmüş, teröre binlerce, on binlerce insanını kurban vermiş Türkiye’nin Cumhurbaşkanı,  terörün zirve yaptığı dünyamızda böylesine terör ve tehdit ima eden söz söylemekten kaçınmalıdır.  Bence bu sözde tehdit kokmaktadır.

Nitekim Avrupa Komisyonu Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Faruk Kaymakcı'yı çağırdı ve Erdoğan'ın bu sözleriyle ilgili açıklama istedi.
Konu hakkında açıklamayı AB'nin Dış İlişkilerden sorumlu sözcüsü Maja Kocijanjic yaptı:“Türkiye'nin Daimi Temsilcisi'nin gelmesini istedik. Erdoğan'ın Avrupalıların güvenliğini ilgilendiren sözleri hakkında bir açıklama bekliyoruz.”[1]

Bir de İğneyi Kendimize Batıralım.
Bizim EVET çiler, Avrupa’daki işçilere siyasi propaganda yapmak için Dış İşleri Bakanımız ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının Hollanda’ya göndermek isterler.   Bozuştuğumuz Hollanda Başbakanı bizimkilere, “biz de üç gün sonra seçim var gelmeyin, şimdilik ” der. Bizimkiler dinlemez yola çıkarlar, Hollanda’ya sokulmazlar, Cumhuriyet tarihinde böylesine onur kırıcı bir olay olmadı desem yeri var,  ama yollarda rezil olurlar, Hollanda’da çalışan binlerce vatandaşımızı, hepimizi üzerler.
Bizim demokrasimiz, adaletimiz, basın ve ifade özgürlüğü, iç ve dış politikalarımız çağdaş Batı uygarlığı standardında mıdır? Başkalarını suçlarken biraz da aynayı kendimize tutalım, iğneyi kendimize batıralım.
Saddam da Böyle İmalı Tehdit Etmişti - Cevat Kulaksız
Ev sahibi misafir almıyor,  neden gitmek için zorluyorsun.  Böyle durumlar için bizim köyün cuk oturmuş bir atasözü vardı, “ev sahibi misafir almıyor, misafir tüfek takacak yer arıyor”.
Ayrıca AKP-RTE hükümeti 2008 yılında yasa çıkarmış, “seçim referandum öncesi yurt dışı temsilciliklerinde propaganda yapılamaz” demişsin. Bu nasıl yönetim anlayışı. Allahtan Hollandalılar bu yasayı o an bilmiyorlardı.

Şimdi İsterseniz BBC Den Aldığımız Şu Habere de Bir Göz Atalım.
Hollanda'daki Türkiye kökenlilerin gittiği 100 camiyi temsil eden iki kuruluş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu sözlerine tepki gösterdi.
Milli Görüş ile Süleymancılar olarak bilinen gruba bağlı Hollanda İslam Merkezi Vakfı (SICN), Erdoğan'ın açıklamalarının, Hollanda'daki Türk vatandaşlarına zarar verdiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel saldırılarının yıldönümünde ve Londra saldırısından birkaç saat önce yaptığı açıklamada Avrupa'yı eleştirmişti.
“Böyle giderse destek azalır”
Trouw gazetesine konuşan Milli Görüş Sözcüsü Yusuf Altuntaş, "Erdoğan'ın sözleri ve sergilediği tavır, bir cumhurbaşkanına yakışmıyor" dedi. Altuntaş, Erdoğan'ın açıklamalarının "akıllıca olmadığını" savundu
'İmaja zarar' kaygısı
Hollanda İslam Merkezi Vakfı Başkanı Fikri Demirtaş da, Erdoğan'ın Batı medyası tarafından "tehdit" olarak değerlendirilen sözleriyle ilgili olarak, "Biz de Avrupalıyız, 50 yıldır burada yaşıyoruz. Erdoğan bize de mi şiddet uygulayacak?" diye konuştu.
Gazeteye göre, bünyelerinde 50'şer cami bulunan her iki örgüt de, Erdoğan'ın açıklamalarının Hollanda'daki Türk toplumunun imajına zarar vereceği endişesini taşıyor.
Milli Görüş ve SICN'in açıklaması, Hollanda'da AKP'yi destekleyenlerin kesimlerin tepkisine neden oldu. Sosyal medyadaki yorumlarda, her iki örgüt de "hainlikle" suçlandı.[2]

Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com

SONNOTLAR

[1] http://bianet.org/bianet/siyaset/184779-avrupa-komisyonu-erdogan-in-sozleri-uzerine-turkiye-ye-sozlu-nota-verdi?bia_source=rss

[2] http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39370419

0 yorum:

Yorum Gönder