24 Mart 2017 Cuma

Biz ikinci sınıf bir ülke değiliz - Tünay Süer

Biz ikinci sınıf bir ülke değiliz - Tünay Süer
Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier "Erdoğan, Türkiye'nin inşa ettiği her şeyi tehlikeye atıyor” dedi.
Vay canına!
Elin haçlısı kırk yılda bir doğru söylemiş.
Türkiye’nin gidişatına baktığımızda gittikçe kötüye doğru yol aldığımızı görmekteyiz.
Geçtiğimiz 15 yılı düşününce Erdoğan’ın siyasi ağırlığı ile ülkeyi nasıl bir kaosa sürüklediği gerçeğini anlamamak mümkünmü?
Ülke içinde karışıklık yaratmayı, ülkeyi yıpratmayı ve jeopolitik açıdan çok değerli olan topraklarımızı parçalama amacı ile ellerinden geleni yapmaktalar.
Doğrudan ele geçiremeyecekleri düşüncesi içinde kendi amaçları doğrultusunda etkinlik gösteren yıkıcı ve bölücü unsurlara aleni yardım etmektedirler.
Nereden nereye geldik…
Bunların sorumlusu Erdoğan’dır.
Dış tehdidin yanısıra ne yazık ki İç tehdidin başında Cumhuriyeti yıkıp kendi düzenlerini kurmak isteyenler gelmektedir.
Teröristlerin amaçları devletin ülkesi ve milletiyle olan bütünlüğünü parçalamaktır.
Ancak mevcut iktidarın da hemen, hemen aynı yoldan gitmesi yürekleri kanatmaktadır.
Bundan ötürüdür ki günümüzde çağdaş, demokrasiye inanmış, özgürlükten yana olan insanlara baskı yapılmaktadır.
16 Nisanda yapılacak referandum Türk usulü başkanlık  (Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) için hayır diyecek olanları teröristlikle suçlayan AKP kendi amacı doğrultusunda önüne geçmek isteyenleri terörle bağlantılı kurarak susturmaya çalışmaktadır.
AKP ve yandaşlarına her şey mubah ama karşıtlarına suçlu gözü ile bakmak, böyle dayatmak ve cezalandırmak, demokratik hakları yok saymak sonra da dışarıya kafa tutmak Türkiye’ye bölmenin başka bir şeklidir.
Evet, Erdoğan Türkiye’yi büyük bir tehlikenin içine atmaktadır.
Bakınız Türkiye ile AB arasındaki tam üyelik müzakerelerinin ne olacağıyla ilgili soruya  Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Türkiye’deki referandum oylamasını ve diğer etkenleri beklemeliyiz” diye yanıt verdi.
Diğer etkenler(!)…
Düşman pusuya yatmış beklemektedir.
Erdoğan dün CNN televizyon kanalında yaptığı konuşmada Almanya Cumhurbaşkanına çok sert sözlerle yanıt verdi.
"Siyasi ve idari alanda gözden geçirmeler olur. Kendi ülkesine benim Dışişleri Bakan'ımı sokmayan anlayışı ve o AB'nin mensuplarının hiçbirinin kalkıp da benim Türkiye ile ilgili mesajı yayınlanmamasını kabullenemeyiz”.dedi.
İster kabullensin, isterse kabullenmesin ama gerçek budur.
16 Nisan’ın önemli olduğunu belirtip “Gerekirse vatan için istikbal için akıtılacak çok kanımız var”  diyen Erdoğan bu sözlerle ne demek istiyor?
Bu sözleri aynen lastik gibi…
Nereye çekersen oraya uzar…
Amerika ve Rusya birlikte hareket etmeye başladılar.
Hani Kerkük’ü geri alacaktık ne oldu?
ABD ve Ruslarla Rakka’ya birlikte girecektik?
IŞID, PYD, YPG yi Irak ve Suriye topraklarından atacaktık?
Kürt Koridoru planlarını yerle bir edecektik?
Erdoğan ne dediyse hep tersi çıktı.
Bizim dışişleri bakanı da bir balon uçurdu,”YPG oradan çekilmezse bombalarız!”dedi.
Ne oldu?
Gülelim mi, ağlayalım mı şaşırdık.
Sözler havada uçuştu, Ruslar orada üs kurdular…
YPG ile sarmaş dolaş olan Rus askerleri yetmiyormuş gibi ABD de ordusunun güçlü kuvvetlerini oraya yığdı.
Her iki ülkede teröristlere, bomba, silah yığınağı yaptılar.
Necati Doğru’nun köşesinde yazdığı gibi Kalkan elimizde patladı.
Eskaza orayı sayın bakanımızın dedidiği gibi bombalarsak Rus ve ABD askerlerini bombalamış olacağız.
Onların bize saldırısı ise 3.cihan harbine kadar gidecektir.
İşte böyle bir durumdayız.
Ülkemiz ABD ve Rusya arasında sandviç haline geldi.
Avrupa, Amerika ve Rusya ile velhasıl birkaç Arap ülkesi dışında tüm dünya ile papaz olduk.
Erdoğan attığı zaman mangalda kül bırakmıyor sonuç olarak itibarımızı tarihin hiçbir sayfasında böylesine yerle bir etmemiştik.
Tüm bunlara rağmen kendisini kurtaracak referandum oylarının gelmesi için elinden geleni ardına koymuyor.
Türkiye imiş, vatanın bölünmesiymiş umurunda değil.
Evetleri artırabilmek için cumhuriyet düşmanı Şeyh Sait denen haine sığınmaya başladılar
AKP Diyarbakır İl başkanlığının astığı pankartta “Her EVET Şeyh Sait ve arkadaşlarına Bir Fatiha’dır “
sözleri daha neler yapabileceklerinin sadece bir göstergesidir.
İşte bunu için :
Vatanı bu durumlara getiren, ülkeyi yönetemeyen iktidarın büyük aymazlığı karşısında onu durdurabilmek için bizler, Türk Milleti olarak parti gözetmeksizin el ele vererek “HAYIR” demeliyiz.
Tünay Süer
24 Mart 2017 

0 yorum:

Yorum Gönder