28 Kasım 2016 Pazartesi

Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası

Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası
Yatsı Namazından Sonra Okunacak Dilek Duası
Yatsı namazında uykuya gecikmek söz konusu olduğundan ve yatsı namazı 13 rekatla kılınan en uzun namazlardan biri olduğundan yatsı namazının kılınması, nefisle mücadeleyi kazanmak anlamına gelmektedir. Yatsı namazından sonra okunacak dualar bu nedenle çok önemli olmaktadır,sizin günün yorgunluğu ile 13 rekat namaz kılıp,uykunuzdan feragat ederek kıldığınız namazları Allah C.C mükafatsız bırakmayacaktır,bu yüzden yatsı namazından ve sabah namazlarından sonra kalbinizi Allaha yatırarak içten bir şekilde istek ve dileklerimizi dualar aracılığı ile yüce Rabbimiz Allahtan isteyebiliriz.
Peki bunu nasıl yapacağız?..Dilek,istek ve hacetlerimizi Allah c.c nasıl ileteceğiz?..Öncelikle; Yatsı Namazı kılındıktan sonra, 2 rekat Allah Rızası için Namaz kılınır.
33 defa aşağıdaki dua okur.
“Ela ya’lemu men halaka ve Hüve’l-Latifü’l-Habir.” ve 3” ihlas” ile 1 defa“Fatiha” süresi okunur.Önce Allah’a hamdü sena edilir,sonra peygamberimize salat ve selam edilir.Hacet Allah’a iletilir.En son yine salat ve selam edilir.

Allah kabul etsin... Allah dilek,istek ve hacetlerinizi kabul etsin inşallah.

26 Kasım 2016 Cumartesi

Büyü Yapıldığının Belirtileri-Cübbeli Ahmet Hoca

Sizlerden Gelen Sorular : Cübbeli ahmet hoca büyü bozma duaları,Büyü nasıl bozulur cübbeli ahmet hoca,Cübbeli ahmet hoca büyü nasıl anlaşılır?,Nihat hatipoğlu büyü nasıl bozulur?,Cübbeli ahmet hoca büyü bozan ayetler,Kuranda büyü nasıl bozulur?

Büyü Yapildiğinin Belirtileri Cübbeli Ahmet Hoca
Büyü Yapıldığının Belirtileri!..
• Ruh halinizde bir değişiklik hissetmeniz, Vesvese halleri... Mesela; bazıları evden dışarı çıkıp içeri girse elbisesinin hatta tüm bedenlerinin kirlendiği hissine kapılarak elbiselerini değiştirirler ve banyo yaparlar... Bazılarının derdi problemi de su ile; devamlı banyo yapmak isterler saatlerce banyoda kalırlar, saatlerce ellerini yıkarlar.
• Kendinizi tanıyamaz durumda olmanız,
• Gece artarak devam eden sıçrayarak uyanmalar, Uyku esnasında korkma, bağırarak uyanma,
• Korkunç rüyalar görmeye başlamanız,
• Rüyalarınızda sık sık kedi, köpek gibi hayvanları görmeniz,
• Uykuda yükseklerden atılma-düşme-uçma (sık sık olanlar)
• Uyku esnasında dişleri gıcırdatmak..
• Uyku esnasında terlemek (oda sıcaklığı yada giydiği şeylerle alakalı olmayan hallerde)
• Boğuluyormuş gibi olmak (boğazını sıkıyorlarmış hissi)
• Kalp ya da midenizde ilgili rahatsızlığınız olmadığı halde göğüs kafesinizde ağrı hissetmeniz
• Aşırı yorgunluk,
• Ensenizde ağrılar,
• Kasıklarda ağrı yada şişkinlik..
• Saçlarınızda elektriklenmeler olması,
• Gözlerdeki ağrılar,
• Gölgenizin sizi izlediği izlenimine kapılmak,
• Hastada hep bir tedirginlik, uyuşukluk, tembellik
• Takip ediliyormuş hissi
• Yalnızlıktan korkma ve tedirgin olma.. (bazıları da tam tersine yalnızlığı sever ve odalarına kapanırlar, kalabalıklardan hoşlanmazlar)
• Sabahları uyanınca ellerde kollarda (genelde sol kolda) uyuşma
• Akşam yatağına yattığında uyuyamama sağa sola dönüp durma, sabaha karşı uykuya dalma, sabahları da uyanıp kalkamama hali..
• Ayak tabanlarınızın yanma halleri başlıca belirtilerdir.

AİLE ve SOSYAL YAŞAMDA BELİRTİLER :
  • Sürekli yalnız kalma ve ortamlardan uzaklaşma,
  •  Aile ve yakınlarına düşmanca davranma,
  •  Eşten – sevgiliden soğuma, uzak ve mesafeli durma,
  •  Cinsel isteksizlik ve fonksiyon bozuklukları (tıbben izah edilemeyen)
  • Bir kişiye aşırı bağlanma ve her türlü olumsuzluğa rağmen kopamama,
  • İş ve rızk anlamındaki sorunlar, başarısızlık,
  • Evlenememe ve sürekli ayrılma sorunları,
  • Dini kurallara karşı direnme ve ibadette zorlanma,

24 Kasım 2016 Perşembe

Gusul Abdesti Nasıl Alınır-Nihat HATİPOĞLU?

Sizden Gelen Sorular : Gusül abdesti nasıl alınır ayrıntılı?,Gusul Abdesti Nasil Alinir Nihat HATİPOĞLU?,Gusül abdesti banyodan önce mi sonra mı alınır?,Cübbeli ahmet hoca gusül abdesti nasıl alınır?,Gusül abdesti banyodan önce mi sonra mı alınır diyanet?,Nihat HATPOĞLU gusül abdesti vesvese,Gusül abdesti yıkandıktan sonra mı alınır,Adetliyken gusül abdesti alınır mı diyanet?..
Gusul Abdesti Nasil Alinir Nihat HATİPOĞLU
Gusul Abdesti Nasıl Alınır-Nihat HATİPOĞLU?

Gusül, baştan tırnağa kadar vücudun her tarafını hiçbir yer kuru kalmayacak şekilde yıkamak ve temizlenmektir. Buluğ(ergenlik) çağına gelmiş her müslüman erkeğin ve müslüman kadının şu durumlarda boy abdesti alması gerekir;

1- Cünüplük; yani cinsi münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin (sperm) şehvetle vücut dışına çıkması.

2- Hayız (kadının adet görmesi) ve nifas (lohusalık) hallerinin sona ermesi.
Bu hallerde gusletmek farzdır. Bazı durumlarda da gusletmek, sünnet veya müstehabdır. 

Hac ve Umre yapmak maksadıyla Mekke ve Medine'ye girmeden önce, hac mevsiminde Mina ve Müzdelife'de bulunmadan önce; yağmur duasından önce; herhangi bir hayırlı iş için müslümanlarla bir araya gelmeden ve mübarek gecelerde gusletmek sünnet ve müstehabdır.

Namaz için alınan abdest "küçük abdest" kabul edilerek, gusle "büyük abdest" veya "boy abdesti" adı verilmektedir.

GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?
  • Gusül abdesti aynen abdest adabı gibidir. 
  • Gusletmek isteyen kimse önce besmele çekerek gusle niyet eder. 
  • Ellerini bileklerine kadar yıkar ve üzerinde yapışıp kurumuş bir şey varsa onları temizler. Sonra herhangi bir pislik olmasa bile avret yerlerini ve uyluklarını yıkar. 
  • Sonra sağ avucu ile ağzına bolca su alarak iyice çalkalar; bunu üç defa tekrar eder; oruçlu değilse suyun boğazına ulaşmasını sağlar. 
  • Sonra yine sağ eli ile burnuna üç defa su çekerek iyice temizler. 
  • Bundan sonra namaz abdesti gibi bir abdest alır. 
  • Şayet yıkandığı yere su toplanıyorsa, ayakları, abdest alırken değil gusülden çıkarken yıkar. 
  • Abdest aldıktan sonra, önce başına, sonra sırayla sağ ve sol omuzlarına üçer defa su döker. 
  • Her defasında vücudun her tarafını iyice ovuşturur. 
  • Hiçbir yerinin kuru kalmaması için dikkat eder. 
  • Bunun için saçlarının, sakallarının diplerine, göbeğinin içine suyun ulaşmasını sağlar. 
  • Eğer vücudunun bir yerinde, herhangi bir yaradan dolayı ilaç veya sargı varsa ve fazla su bunlara zarar verecekse, bunlann üzerinden suyu hafifçe geçirmekle yetinir; bu da zarar verirse sadece eliyle üzerini mesheder.

22 Kasım 2016 Salı

Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mı?

Sİzlerden Gelen Sorular : Adetliyken ilişkiye girmek neden günah?,Adetliyken ilişkiye girmek günahmı diyanet?,Adetliyken ilişkiye girmek günah mı-Nihat Hatipoğlu?,Adetliyken ilişkiye girmenin kefareti?,Adetliyken ilişkiye girmenin zararları?,Adetliyken sevişmek günahmı?,Adetliyken ilişkiye girmenin günahı,Adetliyken ilişkiye girmek abdest...

Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mi
Adetliyken Cinsel İlişkiye Girmek Günah mı?
Adet döneminde kadınların hormon değişimi nedeniyle cinsel isteği yükselebilir veya erkek, adetliyken ilişkiye girmek için talepte bulunabilir.Peki, dini açıdan adetliyken ilişkiye girmek günah mı? 

Kuran-ı Kerim bu konuya açıkça değinmektedir. Adetliyken ilişkiye girmek, İslami açıdan günahtır. Yani, Allah, bu dönemde evli çiftler arasında bile cinsel ilişkiyi yasaklamıştır. Bu yasağın sebebi, ruhsal ve fiziksel açıdan tıbbi olarak açıklanmıştır.

Bakara suresinin 222. ayetinde: Adetliyken ilişkiye girmek hakkında Kuran-ı Kerim’de Allah şöyle buyurmuştur: “Sana adet hakkında soru soruyorlar. De ki: O, sıkıntı verici bir durumdur; bu nedenle adet döneminde kadınlardan çekilin ve onlara temiz oluncaya kadar yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yerden onlara varın…” 

Kadınların adet dönemlerinde cinsel ilişki çok ciddi sorunlara ve hastalıklara neden olur. Dinen de kadın adetli iken ilişkiye girmek haramdır. Kadınlar bu günlerinde vücuttaki zehirleri akıtmaktadırlar. İslamın bunu haram kılması insanın bedenen sağlıklı olması ve erkek ile kadın arasındaki sevgi ve saygının korunması içindir.
Zaten, adetliyken ilişki sırasında kadın kendini psikolojik açıdan rahat hissetmez. Hatta ilişki sonrasında daha çok kanama olur ve adet sancısı artar. Ayrıca, adet döneminde kadınlar mikroplara karşı savunmasız olurlar. Erkeğin, herhangi bir hastalığı varsa veya yeterince temiz değilse, kadın mikrop kapabilir. 

15 Kasım 2016 Salı

Cenabet Gezmek Günah mıdır-Nihat HATİPOĞLU?

Cenabet Gezmek Gunah midir Nihat HATİPOĞLU
Cenabet Gezmek Günah mıdır-Nihat HATİPOĞLU?
Bir insanın cenabet gezmesi günah değildir. Ancak bir vakit namazı geçirecek kadar cünüb durmak namazın aksamasına neden olacağı için caiz değildir. Bu durumdan dolayı namaz kazaya kalmışsa hem kaza edilmeli hem de tevbe istiğfar yapılmalıdır.
Cünüp gezmek,dolaşmak seni dinden çıkarmaz, kafir yapmaz ama caiz değildir.Çünkü cünüpken namaz vb. birçok ibadetleri yapamazsın! Böylece cünüp durmak yani gusul abdesti almadan dolaşmak seni harama yöneltmiştir.Cenabet olmuşsan ve müslümansan en kısa zamanda gusül abdesti alman gerekir. Burada ölçü iki namaz arasındaki vakittir. Yani bu süre içinde gusül abdesini almış olmak gerekir. Burada yanlış anlaşılma olmaması açısından belirtelim ki; Cünüp olmak, cenabet olmak, rüyada ihtilam olmak günah değildir. Ayıp da değildir. Bunlar fıtri olaylardır. Yani Allah c.c yaratılışda insanlara bu hazları ikram etmiştir.
Nikahlı eşiyle birlikte olan veya gece rüyasında ihtilam olan için utanılacak veya günah sayılacak hiç bir durum yoktur. Önemli olan, zamanını geçirmeden gusul abdestini almaktır.

Cünüp olanların yaptığı bazı şeyler vardır ki, bunlar kendileri için mubahtır. Ancak en kısa zamanda gusül almak iyidir. Özellikle bir namaz vakti geçirmeden yıkanmak ise farzdır. Bununla beraber cünüp olarak yemek içmek, uyumak haram değildir. Konuyu haram ve helal noktasından değerlendirmek böyledir. 

Cünübün uyuması: Gudayf ibnu'l- Haris şöyle anlatıyor: "Hz. Âişe'ye: "Rasulullah (s.a.v.) cenabetten gecenin başında mı yıkanırdı, sonunda mı?" diye sordum. Hz. Âişe (r.a.) şöyle cevapladı: "Bazen başında, bazen de sonunda yıkanırdı." Ben: "Allahuekber! Bu konuda genişlik veren Allah'a hamd olsun" dedim." Hz. Aişe (r.a.)'nin bir rivayeti de şöyledir:"Rasulullah, cünüpken uyur ve suya hiç dokunmazdı. " Hz. Ömer, geceleyin cünüp olduğunu (ne yapacağım) sordu. Rasulullah (s.a.v.): "Abdest al, uzvunu yıka, sonra uyu"dedi. Bu delillere göre, cünüp olan kimsenin uyumadan önce abdest alması daha uygundur. Bu arada şunu da unutmadan söylemek gerekir. Bu uyuma işi namaz vaktinin geçirilmemesi şartına bağlıdır. 

Cünübün yemesi ve içmesi: Cünüpken insanların yeme ve içmesinin nasıl olacağını yine Rasulullah (s.a.v.)'ın sünnetinden öğrenelim. Rasulullah (s.a.v.), cünüpken yemek ve içmek istediğinde ellerini yıkar ve sonra yer içerdi. "Peygamber (s.a.v.), cünüpken yemek yemek veya uyumak istediği zaman abdest alırdı." Cünüp olan kimsenin yemek içmek için sadece ellerini yıkaması yeterlidir, ancak abdest alması daha iyi olur. 

Cünüp olan kimseyle oturmak: Cünüp olan kimse diğer insanlarla oturabilir. Ancak dinimizce uygun olan hemen yıkanmasıdır. Ebu Hureyre (r.a.)'nin anlattığına göre, Rasulullah (s.a.v.), Medine sokaklarından birinde kendisine rastlamıştı. Ebu Hureyre bu sırada cünüp olduğu için, Rasulullah (s.a.v.)'in yanından sıvışıp gitti ve yıkandıktan sonra da geldi. Rasulullah (s.a.v.) onun geldiğini görünce sordu: "Ey Ebu Hureyre, neredeydin?" O da cevab verdi: "ben cünüp idim, pis pis yanınızda oturmak istemedim." Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle dedi: "Sübhanallah! Müslüman pis olmaz." 

Cünüp olana dokunmak: Cünüp olan kimseye dokunmanın hiçbir sakıncası yoktur. Bu konuyla ilgili olarak şu hadisi delil olarak gösterebiliriz: Huzeyfe bin el- Yemân, bir gün Rasulullah (s.a.v.) ile karşılaştı. Peygamberimiz onunla musafaha etmek için ona doğru elini uzattı. Huzeyfe cünüp olduğunu söyledi. Rasulullah (s.a.v.) de bunun üzerine şöyle dedi: "Mü'min necis olmaz." Cünüp olan kimselerin yukarıda zikrettiğimiz şeyleri belli ölçüler içinde yapmasında bir sakınca yoktur. Yani cünüp olanın yemesi, içmesi, uyuması, toplum içinde bulunması mubahtır. Ancak mü'minin hem maddî hem de manevî olarak her zaman temiz olması gerekir. Üzerindeki yükleri, ağırlıkları kaldırıp atması lazımdır. Bunun için ilk fırsatta, geciktirmeden gusül abdestini almak en iyisidir. Su bulunamadığı takdirde teyemmüm alarak bu yükten kurtulmak mümkündür.

10 Kasım 2016 Perşembe

Muska Yaptırmak Günah mı?

Sizlerden Gelen Sorular : Muska yaptırmak günah mı Nihat Hatipoğlu,Muska günahmı Diyanet?,Muska takmak günah mı Nihat Hatipoğlu?,Muska caiz mi Diyanet?

Muska Yaptirmak Günah mi-Nihat HATİPOĞLU
Muska Yaptırmak Günah mı-Nihat HATİPOĞLU?
Bazı hastalıkları, kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan yazılı kağıt; üç köşeli şekilde katlanmış şey; üç köşeli bir nüsha manalarında kullanılır.
Muska kelimesinin aslı "nüsha"dır. Arapça nüsha'dan Türkçeye bu şekilde, değişerek geçmiştir. Buna Kuzey Afrika'da "hurz", Doğu Arabistan'da "hamaya", "hafiz" yahutta "maâza", Türkiye'de "muska", "nusha" veya "hamail" denir. Hadis ve fıkıh kitaplarında, "rukye" olarak geçmektedir.

Muska, genellikle olası bir hastalıktan korunmak veya tedavi amacıyla yazılarak taşınır. Çoğunlukla üçgen biçiminde meşin, teneke, gümüş ve altın kalplar içine konarak boyna asılır ya da kola takılır. Dört köşeli veya kalp biçiminde kaplara da konan hamail, bütün İslâm dünyasında yaygın biçimde kullanılmaktadır.

Muskalara yalnızca sure, ayet, hadis veya bir dua yazıldığı gibi, Allah'ın, meleklerin, efsanevî kişilerin adları, anlaşılmaz tılsımlı sözler, simgeler, yıldız işaretleri, rakamlar, rumuz ve işaretler, insan ve hayvan resimleri ile garip harf şekilleri de yazılıp çizilmiştir. Sûre, ayet, hadis ve duanın yazıldığı muskalar İslâm dönemine; diğerleri ise, İslâm'dan önceki batıl inanç ve hurâfelere aittir.

Müslümanlar arasında muskalara 113. sûre olan Felak, 114. sûre olan Nâs, Yasin, Fâtiha süreleri, Âyetü'l-Kürsi (2/256), Âyetü'l-Arş (9/130), diğer çeşitli ayet, hadis ve dualar yazılır.

İslâm fıkhı âlimleri, zararı gideren şeyleri üçe ayırmışlardır: Birincisi, açlık için ekmek yemek ve susuzluk için su içmek gibi kesin olanlarıdır. İkincisi, tıbbi tedavilerin bir kısmı gibi muhtemel (maznûn) olanlardır ve üçüncüsü de, okuyarak tedâvi gibi, etkisi ihtimalli olanlardır. Zararı gidereceği kesin olan şeyi kullanmak farz ve onu terk etmek haramdır. Muhtemel olanı yapmak iyidir. Ancak onu terk etmek haram değildir. Üçüncü türünü yapmak da caizdir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, İstanbul 1970, IX, 6395 vd.).

Dolayısıyla İslâm'a göre nazar, korku ve benzeri bazı psikolojik hastalıklar için sûre, ayet, hadis ve duaları okumak ve yazıp bir yere asmak caiz kabul edilmiştir.

Her şeyden önce İslâm dini, insan sıhhatinin korunmasına ve hastalandığı zaman tedâvî görmesine son derece önem vermiştir. Ebu Hureyre, İbn Abbâs ve İbn Mes'ûd'tan rivâyet edildiğine göre, birisi Hz. Peygamber (s.a.s)'in huzuruna gelerek, "Ya Rasûlallah, gerektiğinde tedavi olalım mı?" diye sormuş. Hz. Peygamber (s.a.s) bu soru üzerine: "Ey Allah'ın kulları tedâvi olunuz. Yüce Allah ihtiyarlığın dışındaki her hastalığın şifâsını da yaratmış" diye buyurmuştur (Buhârî, Tıb, 1; et-Tirmizî, Tıb, 2;)

Ebu Sâîd kanalıyla rivâyet edilen bir hadiste, Hz. Peygamber (s.a.s)'in muavvizeteyn (Felak ve Nas) sûreleri nazil oluncaya kadar, insan ve cinlerin nazarlarından Allah'a sığındığı açıklanmaktadır (et-Tirmizî, Tıb, 16; İbn Mace, Tıb, 33).

Hasta olan bir insanın dua etmesi ve okuması caiz olduğu gibi, salih kimselere bunu yaptırmak da caizdir. Hz. Aişe (r.a)'dan şöyle rivâyet edilmiştir: Hz. Peygamber (s.a.s) hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi: "Ey Allah'ım, ey insanların Rabb'ı, şu hastalığı götür, şifâ ver, şifâ veren Sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Hastalığı ortadan kaldıracak bir şifâ ver" (İbn Mace, Tıb, 35, 36).

Bu ve benzeri rivâyetlere göre, okuma ve yazma sureti ile tedâvî caizdir. Ancak bunun için bazı şartlar vardır. Bu şartları şöyle sıralamamız mümkündür:

1- Okunan ve yazılan şey sure, ayet, hadis veya manası anlaşılan dua olacak.

2- Manası bilinmeyen bir takım isim, harf, resim ve işâretler kullanılmayacak.

3- Tıbbi tedavide olduğu gibi, burada da şifâ verenin yalnız Allah olduğuna inanılacak; O'ndan başkasından hiç bir şey umulmayacaktır.

4- Sevdirmek veya nefret ettirmek gibi, tedâvi ile alakası olmayan şeyler için yapılmayacaktır (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, IX, 6397).

5- Ayırma, iflas ettirmek için bir kişinin kötülüğüne yapılmayacaktır. 


Dikkat edilecek diğer bir husus da muska yazarken veya yazdırırken, İslâm'a muhalif olan her şeyden uzak durmak gerekir. Ölçü İslâm ve niyet Allah'ın rızası olmalıdır.

Âlimlerin çoğunluğu, okuma veya yazma yolu ile tedaviden ücret almayı caiz görmüş bunu haram kabul etmemişlerdir (et-Tirmizî, Tıb, 20; el-Aynî, Umdetu'l-Kari, V, 647). Ancak bunu istismar etmemek gerekir.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak yazılan muskaları kullanmak ve taşımak caizdir. İslâm dini açısından herhangi bir sakıncası yoktur; fakat bu şartlara aykırı olarak yazılan ve taşınan muskalar, Allah'a ortak koşma (şirk) anlamına gelebileceğinden, kesinlikle yasaklanmış, haram kabul edilmiştir.

8 Kasım 2016 Salı

Homunculus Nedir?Yapmak Caiz midir?

Homunculus Nedir Yapmak Caiz midir?
Homunculus Nedir?Homunculus Yapmak Caiz midir?

Bu anlatıların,yani Homunculus denen kuramın yalan ve safsatadan ibaret olsada sizleri bu konuda bilgilendirmeye çalışacağım;


Kuram diye ortaya atılan bu safsata; Latince insancık, küçük insan anlamındaki kelime 1400'lü yılarda Paracelsus tarafından ortaya atılmış bir kuramdır. Bu kurama göre spermin içinde tamamen gelişmiş fakat çok küçük boyutlarda bir insan vardır. Cinsel birleşme ile bu insancık anneye geçer, orada büyür ve doğar. O çağda bazı simyacılar anne olmadan sadece spermle çocuk büyütmenin yollarını aramışlardır ve büyük ortaçağ hekimi Paracelsus, o çağın simyacıları arasında pek yaygın bir konu olan insan yapma konusunda bir tarif vermektedir!..

Rivayete göre bu tarifte "Bir adamın menisini kırk gün boyunca çürümüş at gübresi ile birlikte hava geçirmez biçimde mühürlenmiş bir şişenin içinde çürümeye bırakın. Ve gözle kolayca görülebilecek bir biçimde yaşamaya, hareket etmeye ve kımıldamaya başlayıncaya kadar orada tutun. Bu zaman süresinden sonra, bir ölçüde insan gibi olacak, ama saydam ve vücutsuz olacaktır. Eğer bundan sonra, her gün dikkatle ve özenle insan kanı ile beslenir ve kırk gün daha at gübresinin ısısında tutulmaya devam edilirse, belli bir sürenin sonunda hakiki ve yaşayan bir bebek haline gelecektir. Bu bebeğin bir kadından doğmuş bir bebekte bulunan tüm organları vardır, ama daha küçüktürler. Buna Homunculus adı verilir. Artık geriye onun büyük bir dikkat ve itinayla eğitilmesi, zeka belirtileri ortaya çıkana kadar bu eğitiminsürdürülmesi kalmaktadır."

Bu konuda açıklma yapma gereği bile duymuyoruz,sağlıklı bir akla sahip olan bir insanın yukarıda yazılanların ne kadar saçma ve mantıksız olduğunu anlaması hiçte zor değildir,eğer böyle bir şey olsaydı etrafımızda bu tarz bir çok ucube insan olması ve dışarıda bunlarla karşılaşmamız gerekirdi,peki nerde bunlar;yok,çünkü böyle bir şey yok Homunculus kuramı tamamen bir safsatadır.
Bu tarz uygulamalar yapmak caiz değildir,büyü yapmak olarak sayılabilir ve büyü yapmak en büyük günahlardan biridir...

6 Kasım 2016 Pazar

Sünnet Olmak Kuran'da Var mı?

Sizlerden Gelen Sorular : Kuranda Sünnet Ayetleri,Dinimizde Sünnet Olmanın Hükmü,İslamiyette Sünnet Olmak Farz mıdır?,Sünnet Olmak Farz mı-Diyanet,Kuranda Sünnet Kavramı...
Sünnet Olmak Kuran'da Var mi?
Sünnet Olmak Kuran'da Var mı?

Sünnet olmak Kur’an’da yer almamıştır. Ancak Hz. Peygamber(a.s.m)’in sünnetinde/hadislerinde yer almıştır.

Hz. İbrahim, seksen yaşında iken sünnet olduğuna dair -Buharî, Müslim gibi en sahih kaynaklardan gelen- rivayetler vardır(bk. Neylu’l-evtar, 1/111).
İslam’da da, “fıtrattan olduğu” ifadesiyle daha önceki peygamberlerin prensibi olarak zikredilen hususlardan biri de sünnet olmaktır.

Hanefî ve Malikî mezhebine göre sünnet olmak sünnettir, Şafiî ve Hanbeli mezhebine göre vacip/farzdır, çünkü bu İslam’ın/Müslüman olmanın bir simgesidir. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/306-7, 310)

Sünnet olmak, İslam’ın bir şiarıdır. Bu sebeple, şiarlar/simgeler sünnet kabilindsen de olsa, farzlar gibi önemlidir. Bu sebeple, sünnet olmayı “sünnet” olarak kabul eden alimlerin görüşlerini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. İslam ümmeti hayatı boyunca bu işe böyle bakmıştır.

İslam’da onlarca, farzlar veya haramlar vardır ki, Kur’an’da değil, Kur’an’ın gerçek bir tefsiri olan Hz. Peygamber (a.s.m)’in hadislerinde yer almıştır. Örneğin, namazın rekat sayısı, diğer bazı şartları, Orucun, Haccın, Zekâtın önemli şartları Kur’an’da değil, hadislerde beyan edilmiştir. Bu konunun hikmetini idrak etmek için çok “temel usul” bilgilerine sahip olmak gerekir. İlgili kaynaklardan bunlar öğrenilebilir.

Unutmamak gerekir ki, hadis, İslam’da teşriin ikinci kaynağıdır. “Peygamber size ne verirse onu alın, o sizi neden men ederse ondan sakının.”(Haşr, 59/7) mealindeki ayet, hadisin teşri kayanağı olduğuna dair İslam alimleri için şaşmaz bir rehber olmuştur.

4 Kasım 2016 Cuma

Zihin Açıklığı İçin İbrahim Suresi

الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ
 رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ ﴿١﴾


Zihin Açikliği İçin İbrahim Suresi
Zihin Açıklığı İçin İbrahim Suresi

Kuranda Zihin Açıklığı Duası :
Zihin açıklığı için  ibrahim suresinin 1. ayetinin okunması gerekir,sınavlarda başarı için,derslerde zihin açıklığı için,derslerde ve sınavlarda başarılı olmak için okunması gereken dualardan ve surelerden biri de İbrahim suresinin 1. ayetidir.Bu surenin 1.ayetini okuyan Allahında izniyle tüm sınavlarında ve derslerinde başarılı olur inşallah...


Elif, Lam, Ra. (Bu Kur'an) insanları Rabbinin izniyle karanlıklardan nura, O Aziz (üstün ve güçlü) ve Hamid (en çok övülen ve övülmeye en layık) olanın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir Kitap'tır.
(14-İbrahim 1)

"Elif lâm râ kitâbun enzelnâhu ileyke li tuhricen nâse minez zulûmâti ilân nûri bi izni rabbihim ilâ sırâtıl azîzil hamîd(hamîdi)."


elif lâm râ : elif lâm râ
kitâbun : bir kitaptır
enzelnâ-hu : onu indirdik
ileyke : sana
li tuhrice en nâse : insanları çıkarman için
min ez zulûmâti : zulmetten, karanlıklardan
ilâ en nûri : nura
bi izni : izni ile
rabbi-him : Rab'lerinin
ilâ sırâtı : yola
el azîzi : azîz olan, izzet sahibi olan
el hamîdi : kendisine hamdedilen

3 Kasım 2016 Perşembe

Kadir Gecesi Duasi

Kadir Gecesi okunacak Dualar
Kadir Gecesi Okunacak Dualar

Kadir gecesi duası türkçe,Kadir gecesi dilek duası,Kadir gecesi duası arapça,Kadir gecesi duası ve anlamı,Kadir gecesi duasi nihat hatipoglu...

Euzu Billahi Mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

اَلْحَمْدِللهِ رَبِّ الْعَالمِينَ. وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلىَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ


Allahümme Salli âlâ Seyyidina Muhammedin ve âlâ Âli seyyidina Muhammed (Allahım peygamberimiz Hz.Muhammed'e ve aline evladu iyaline salatu selam ve esenlikler eyle )

Aişe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ben:
−Ya Rasulallah, Kadir gecesini bilirsem, o gece ne söyleyeyim dedim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي

“Allahumme İnneke Afuvvun Tuhibbu'l-Afve Fağfu Anni."
'Ey Allah'ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin beni affet de' buyurdu." (Tirmizi 3742)

Ey talihsizlerin sığınağı, Ey âcizlerin güç kaynağı, Ey dertlilerin tabibi, Ey yolda kalmışların yol göstereni!, Ey çaresizler çaresi! ve Ey her duada bulunana icabet eden ululuk tahtının Sultanı! İçinde bulunduğumuz bu Kadir Gecesi hürmetine bizleri affeyle Ya Rabbi!


Ey Bizleri varlığa erdiren Allahım,

Sen bizleri ufku, inancı ve davranışlarıyla tam bir ruh ve mana kahramanı eyle! Derinlik ve zenginliğimizi bilgi ve müktesebatımızla birlikte gönül zenginliği, ruh saffeti ve hakka kurbetimiz itibarıyla yap Ya Rabbi!


YA İLAHE'L-ALEMİN!

Sen bizleri, kalbi ve ruhi hayata programlı, maddi manevi bütün kirlerden uzak durmaya kararlı, cismani ve bedeni isteklere karşı her zaman teyakkuzda, Kin, nefret, hırs, hased, bencillik ve şehvet gibi hastalıklarla mücadele azmiyle gerilmiş tevazu ve mahviyet abideleri eyle Ya Rabbi!


Allahım,Sen bizleri her zaman hakkı tutup kaldırma peşinde, mülk ve melekut alemiyle alakalı duyup hissettiklerini başkalarına duyurma iştiyakıyla yanıp tutuşan diğergamlardan eyle Ya Rabbi!


YA RABBİ!

Sen bizleri, olabildiğine sabırlı ve temkinli, konuşup gürültü çıkarmadan daha çok, inandıklarını yaşayan, yaşadıklarıyla başkalarına da örnek olan bir iman ve aksiyon insanı eyle Ya Rabbi!


Allahım,Sen bizleri dur durak bilmeden sürekli koşan, Hak'ka yürüyenlere yürümenin âdâbını öğreten, iç dünyası itibarıyla her zaman ocaklar gibi cayır cayır yanan ve yanarken de asla gam izhar eylemeyen; eyleyip ağyârı âhına âgâh kılmayı düşünmeyen her zaman içten içe yanan ve kendine sığınanların ruhlarına hararet üfleyen kullarından eyle Ya Rabbi!


EY KENDİSİNE YÜKSELEN ELLERİ BOŞ ÇEVİRMEYEN ALLAH'IM!

Hedefimizde hep öteler tüllenip dursun. Bizler Hak rızasına bağlanmış, sürekli ilerleyen ve sürekli mesafelerle yaka paça olan iman insanları olalım ya Rabbi! Matlûbumuza ulaşacağımız ana kadar hep bir küheylan gibi koşalım; koşarken de herhangi bir beklentiye girmeyelim Ya Rabbi!


YA RABBİ!

Sen bizleri öylesine içten bir hakikat eri eyle ki, oturup kalkıp sürekli yeryüzünde hakkı ikame etmeyi düşünelim ve senin hatırın söz konusu olduğunda da rahatlıkla bütün arzularımızdan ve isteklerimizden vazgeçebilelim Ya Rabbi!


Allahım,Herkese sinemizi açalım, herkesi şefkatle kucaklayalım ve toplum içinde hep bir sıyanet meleği görüntüsü sergileyelim. Ama senden başka kimseden de bir şey beklemeyelim Ya Rabbi!


EY HER DUADA BULUNANA İCABET EDEN ULULUK TAHTININ SULTANI!

Sen bizlere Tavırları, davranışları itibarıyla herkesle uyum içinde olmayı lutfet. Hiç kimseyle cedelleşmeyelim. Hiç kimseye karşı düşmanlık beslemeyelim. Kat'iyen başkalarıyla rekabete ve sürtüşmeye girmeyelim. Dinimize, ülkemize ve ülkümüze hizmet eden hemen herkesi sevelim. Bütün olumlu faaliyetlerinden ötürü herkesi alkışlayalım. Başkalarının anlayışlarına hem de konumlarına saygılı kalmaya alabildiğine itina gösterelim ya Rabbi!


EY YÜCELER YÜCESİ!

Kendi gayret ve aktivitelerimizin yanında, senin tevfik ve inayetine de fevkalâde önem verelim. Her hareketimizde rızana mazhar olma yollarını araştıralım. Senin inayetine vesile sayılan birliğe-beraberliğe olağanüstü ihtimam gösterelim Ya Rabbi!


YA RABBİ!

Sen bizleri bir Hak âşığı ve Hak rızası sevdalısı eyle. Nerede ve hangi şartlar altında olursa olsun bütün hareketlerimizi senin hoşnutluğuna bağlayalım. Seni memnun etme yolunda ölesiye bir hırs gösterelim ve böyle bir hedefe ulaşmak için de bütün varımızı feda edebilelim, dünyevî-uhrevî her şeyden vazgeçebilelim Ya Rabbi!


Allahım, Düşünce dünyamızda "benim yapmam", "benim başarmam", "benim sonuçlandırmam" gibi merdud mülâhazalara asla yer verme Ya Rabbi! Yerine getirilmesi gerekli olan şeyleri kim yaparsa yapsın, kendimiz yapmış gibi memnun olalım, başkalarının başarılarını kendi başarılarımız sayalım, öncülük yapma şeref ve payesini de onlara bırakalım Ya Rabbi!


EY ALLAH'IM!

Her zaman kendimizle yaka-paça ve kendi ayıplarımızla meşgul olalım kimsenin eksiğiyle-gediğiyle uğraşmayalım. Her fırsatta iyi bir insan olma örneği sergileyelim, başkalarını daha yüksek ufuklara yönlendirip herkese bir hüsn-ü misal olalım İnsanların ayıplarına ve kusurlarına göz yumalım. Onların olumsuz tavırlarına tebessümle karşılık verelim, kötülüklerini iyilikle savalım ve elli defa rencide edilsek de, bir kerecik olsun kimseyi kırmayı düşünmeyelim Ya Rabbi!


Ey yüceler yücesi!

Hayatımızı iman-ı kâmil yörüngeli ve ihlas donanımlı yaşamayı en birinci mesele bilelim. Duyguları, düşünceleri ve davranışları itibarıyla Hakrızasına kilitlenmiş bir hakikat eri olalım. Beraber yürüdüğümüz, aynı mefkûreyi paylaştığımız kimselerle asla rekabete girmeyelim. Onlarakarşı kat'iyen kıskançlık duymayalım; aksine, onların noksanlarını giderip, eksiklerini tamamlayalım ve onlara karşı hareketlerimizde hepbir vücudun uzuvlarından herhangi bir organmış gibi davranalım Ya Rabbi!


Allahım, Tam bir îsar rûhuyla; makam ve mansıp, paye ve şöhret gibi maddî-manevî hemen her konuda yol arkadaşlarımızı öne çıkarıp kendimiz gerilerden gerilere çekilerek onların başarılarının tellalı gibi davranalım, kardeşlerimizin mazhariyetlerini alkışlayıp muvaffakiyetlerini de bir bayram sevinciyle karşılayalım Ya Rabbi!


YA RABBİ!

Başkalarının düşünce ve hareketlerine karşı hep saygılı kalmaya çalışalım. Paylaşmaya, beraber yaşamaya açık duralım. Oturup kalkıp aynı mefkûre insanlarıyla müşterek hareket etme yollarını araştıralım, müşterek projeler geliştirelim ve "ben" yerine "biz"i ikame etme gayreti gösterelim. Dahası, başkalarının mutluluğu yolunda rahatlıkla kendi saadetimizi feda edebilelim ve bunları yaparken de kimseden herhangi bir teveccüh beklemeyelim. Hatta böyle bir beklentiye girmeyi kendi hesabımıza bir düşüş sayalım; yılandan-çıyandan kaçtığımız gibi önde görünmekten, namdan-şandan kaçalım ve unutulma murakabesine dalalım Ya Rabbi!


Allahım, Kimsenin kılına dokunmayalım, saldırıya saldırıyla mukabelede bulunmayalım. En kritik durumlarda bile hep dengeli hareket edelim. Her zaman fenalıklara karşı iyilikle mukabelede bulunalım. Kötülükleri kötülerin işi sayıp, bir iyilik âbidesi gibi davranalım Ya Rabbi!


Allahım, Hayatımızı Kur'ân ve Sünnet çizgisinde Hak dostluğu, takva, azimet ve ihsan şuuru çerçevesinde yaşayalım. Benlik, gurur, şöhret gibi kalbi öldüren hislere karşı sürekli tetikte bulunalım kendimize nisbet edilen güzellikleri "her şey senden" deyip sana verelim. İradeye vâbeste işlerde de her zaman "ben"den kaçıp, "biz"e sığınalım. Hiç kimseden korkmayalım. Hiç bir hâdise karşısında telâşa kapılmayalım ve doğru bildiğimiz şeylerden asla geriye durmayalım Ya Rabbi!


Allahım,Kimseye gücenmeyelim; hele Hak'ka dilbeste olanlara kat'iyen kırılmayalım. Yol arkadaşlarımızı herhangi bir fenalık içinde gördüğümüzde onlardan uzaklaşmayalım. Perdeyi yırtıp onları utandırmayalım; utandırmak bir yana, böyle bir fenalığı gördüğümüzde büyük bir hata işlemiş gibi kendimizi kınayalım. Mü'minlerin farklı yorumlara açık tavırlarından dolayı onlar hakkında sû-i zanda bulunmaktan kaçınalım; görüp duyduğumuz şeylere iyi yorumlar getirip ve kat'iyen olumsuz mülâhazalara girmeyelim Ya Rabbi!


Allahım, Hareket ve faaliyetlerimizi, bu dünyanın bir ücret yeri değil de, bir hizmet mahalli olduğu mülâhazasına bağlayalım. Her zaman memur bulunduğumuz sorumlulukları fevkalâde bir disiplin içinde yerine getirelim. Netice ve sonuçla meşgul olmayı da sana karşı bir saygısızlık sayalım Ya Rabbi!


Allahım,Dine, imana ve insanlığa hizmeti, Hak rızası yolunda en büyük bir vazife bilelim. Ne kadar büyük işler başarsak da, bundan nefsimiz adına maddî-manevî herhangi bir pâye çıkarmayı hiç mi hiç düşünmeyelim Ya Rabbi!


Allahım,Düzenimizin bozulmasından dolayı ümitsizliğe düşmeyelim. İnsanların bize karşı olmasından dolayı sarsıntı yaşamayalım. "bu dünya, darılma dünyası değil, bir dayanma âlemidir" deyip dişimizi sıkıp sabredelim, maruz kaldığımız durumlardan kurtulmak için de alternatif çıkış yolları arayalım en kritik anlarda dahi değişik stratejiler üretip Hep azm u ikdamda bulunalım Ya Rabbi!


Allahım,İnsanî değerlerin hor görüldüğü, dînî düşüncede kırılmaların yaşandığı, her tarafta başı boşların gürültülerinin duyulduğu günümüzde, başka bir şey değil, bizleri gönül insanları eyle ya Rabbi!

Kadir Gecesi Duası hürmetine gönül insanları eyle Ya Rabbi!

Ey yüceler yücesi!

Efendimiz Hazreti Muhammed'e,

Muallâ aile efradına

ve bütün ashab-ı güzînine salât u selam ederek bunları Senden

dileniyoruz; dualarımızı kabul buyur ya rabbi!..

Ey Güzeller güzeli Allah’ım! Ey güzelliği akılara hayret ve durgunluk veren Bedi olan Allah’ım. Seni çok seviyoruz. Ne olur Kadir Gecesi ve Habibin (sav) aşkına Sen de bizleri çok sev.


Bu Gecemizi, bu günümüzü, bu haftamızı, bu ayımızı, ömrümüzü hayırlı eyle. Bize ve nesillerimize uzun hayırlı ve sıhhatli bir ömür ver. Geçmiş devirlerde peygamberlere, alimlere nasıl hayırlı işler yaptırdıysan bizlere de öyle hayırlı işler ve dualar yaptır. Meleklerin dillerine destan olacak hayırlı işler ve dualar yapmayı bizlere lütfeyle.

Vakti gelmiş bekarlara Saliha eş ver. Evlilerin Sana olan aşkını arttır Allah’ım. Evlilerin evleri mutluluk ve huzur yuvası, Cennet köşesi olsun Allah’ım.


Ey Güzeller Allah’ım Habibin (sav) ve Kadir Gecesi hürmetine;

Evladı olmayanlara hayırlı evlatlar, evladı olanlara da uzun, hayırlı ve sıhhatli bir ömür ver. Sen latifsin lütfeylemeyi seversin. Evlatlarımızın ilmini, fehmini ve zekalarını attır. Bizleri ve kıyamete kadar gelecek nesillerimizi Senin, Habibinin ve insanların yanında kadirli eyle.


Gençlerimize gençliklerini Senin yolunda kullanmayı lütfeyle. Gençlerimizi Dünya ve içindekilere tenezzül etmekten Sen koru. Hakiki Sevgili Sensin. Sana aşık, vurgun, tutkun olmayı bizlere lütfeyle. Mecnun’un Leyla’ya, Ferhat’ın Şirin’e olan aşkından daha derin bir aşkla Seni sevelim, Sana meftun olalım. Gençlerimizi Allah Aşığı, Peygamber Sevdalısı eyle.


Ey Gani, Muğni, Kerim, Latif olan Allahım!

Senin büyüklüğün kadar lütuf, ikram ve ihsanların da büyüktür. Bizim küçüklüğümüze değil, Senin büyüklüğüne yakışır bir şekilde Senden lütuf ve ikramlarını bekliyoruz. Sen Zül Celali Velikram’sın. Sana her an edilmiş ve edilecek bütün hamdü senalar adedince hamdü senalar olsun.


Ey Güzeller Allah’ım Habibin (sav) ve Kadir Gecesi hürmetine;

Bizlere Aşkta derinleşmeyi lütfeyle. Bizleri Seni anlatan bir dil eyle. Herkes Seni bilsin. Herkes Seni sevsin. Bizleri Aşıklara Bayraktar Eyle. İnsanlık Sana vurgun, tutkun ve meftun olsun.


Hastalarımıza şifa ver. Sen Şafi’sin, şifa vermeye Kafi’sin. Sen Merhametlilerin en Merhametlisisin (Erhamerrahimin) Hastalarımıza merhametin et, şifa ver. Borçlularımıza edayı lutfeyle. Çünkü Sen Gani, Muğni, Kerim, Latif ve Zül Celali Velikramsın.


Ömrünün en olgun çağına gelmişlerimize en olgun meyveler vermeyi lütfeyle. Manevi ve maddi hazinelerinden bol bol ver, bol bol verdir. Ticaretlerimizi “Ticareten Lentebur” Tükenmeyen ticaret, sırrına mazhar eyle.


Ey Güzeller Allah’ım Habibin (sav) ve Kadir Gecesi hürmetine;

Bizleri yolunda eyle. Yolunda olanları iki cihanda aziz eyle. Dünya durdukça duracak hayırlı işler yapmayı bizlere nasip eyle.


Meleklerin hamdü senaları adedince Sana hamdü senalar olsun Allahım.

Habibinin hamdü senaları adedince Sana hamdü senalar olsun Allahım.

Malumun adedince Sana hamdü senalar olsun Allahım.

İlmin adedince Sana hamdü senalar olsun Allahım.

Yaşlılarımızın hamdini, zikrini, şükrünü arttır. Yaşlılarımızı ve gençlerimiz Allah Aşığı eyle. Yaşlılarımızın hürmetine gençlerimizi ve çocuklarımızı ahir zaman fitnesinden ve tehlikelerinden koru. Yaşlılarımızı bilge eyle. Yaşlılarımıza ve gençlerimize bol bol Cennete yatırım olacak hayırlar yapmayı lütfeyle. Bize ve kıyamete kadar gelecek nesillerimize Taht-ı Süleyman’dan ziyade taht ve baht ver.

Bizlere uzun, hayırlı ve sıhhatli bir ömür ver.

Bizleri Mahşerde Şefaat Sultanı Habibine en yakınlardan eyle.

Ey Güzeller Allah’ım Habibin (sav) ve Kadir Gecesi hürmetine;

Senden Cennette en yüksek dereceler istiyoruz Güzel Allah’ım.

Cennette Cemalini en yakından ve kesintisiz görmek istiyoruz.

Sen’den Sen’i istiyoruz. Senin rızanı istiyoruz. Ne olur Lütfeyle.

Cennette Habibine komşu eyle.

Senin Cemalini temaşa ederek zevki ruhaniye gark olmayı bizlere lütfeyle. (Amin)

amin amin amin, velhamdü lillahi Rabbil alemine'l-fatiha.